TÜR DETAYI

Küçük sakarca

Lesser White-fronted Goose • Anser erythropus
Türkiye için nadir tür
Küçük sakarca - Anser erythropus kuş görseli © Ornito.org
Fiziksel özellikleri
Boy Boy 53-66 cm
Kanat Açıklığı Kanat Açıklığı 120-135 cm
Ağırlık Ağırlık 1400-2500 gr
Görüldüğü İller
Küçük sakarca Türkiye dağılım haritası
İllere göre görüldüğü aylar
İllere göre görüldüğü aylar
Türün sesi
Türün videoları
Videolar (0)
Görülme durumu
Türkiye’de rastlantısal kayıtlarla görülen tür
Koruma Durumu
IUCNBERNCITESMAKOSB
VUEk-II--Ek-III
Kod Açıklamaları >

Yayılışı

Üç ana alt popülasyonunu görülür. Orta Asya veya Hazar popülasyonları, Avrupa Rusya ve Orta Asy Yayılışı: Küçük Sakarca, Palearktik'in kuzeyindeki tundra ve orman-tundra kuşağında üreyen, uzun mesafeli göç yapan nadir bir kazdır. Üreme alanları kuzey Fennoskandiya'dan Rusya'nın Arktik bölgeleri boyunca Sibirya'nın doğusuna kadar uzanır; dünya nüfusunun önemli bölümü Rusya'da bulunur. Fennoskandiya ve Batı Rusya kökenli nüfuslar farklı göç yolları kullanır; bazıları Macaristan üzerinden Yunanistan'a, bazıları daha doğulu güzergâhlara yönelir. Türkiye iki önemli göç sisteminin kesiştiği bölgede bulunur ve tür burada seyrek fakat düzenli bir kış ziyaretçisidir. 2025'te Türkiye kayıtlarının değerlendirilmesiyle 26 sulak alanda doğrulanmış gözlem belirlenmiş; Van'daki Erçek Gölü ülkenin bilinen tek düzenli kışlama alanı, Bitlis'teki Haçlı Gölü ise potansiyel düzenli kışlama alanı olarak öne çıkmıştır. Diğer alanlardaki kayıtlar daha düzensizdir. Türkiye'deki sayısı kış koşulları ve sulak alanların durumuna göre değişebilir.

Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri

Küçük Sakarca kompakt yapılı, kısa boyunlu ve küçük başlı gri-kahverengi bir kazdır. En karakteristik özellikleri erişkinlerde alnın tepesine doğru yükselen geniş beyaz alın lekesi ve gözü çevreleyen belirgin sarı halkadır. Baş ve boyun koyu kahverengi, sırt ve kanat örtüleri gri-kahverengi, tüy kenarları daha açık; karın beyaz zemin üzerinde düzensiz siyah lekeler taşır. Gaga kısa, üçgenimsi ve pembemsi; bacaklar turuncu-sarı tonlarındadır. Erkek ve dişi görünüş bakımından benzerdir. Gençlerde ilk kışa kadar beyaz alın lekesi ve karındaki siyah bantlar gelişmemiştir; sarı göz halkası da erişkinlerdeki kadar dikkat çekici olmayabilir. En önemli karışıklık Sakarca ile yaşanır. Küçük Sakarca daha küçük ve narin görünür; başı daha yuvarlak, alnı daha dik, gagası belirgin biçimde daha kısa ve beyaz alın lekesi erişkinde başın üstüne daha fazla uzanır. Sarı göz halkası iyi görüş koşullarında çok değerlidir ancak tek başına kullanılmamalıdır. Sürüler içinde Sakarcalarla karışabildiğinden gövde oranları, baş profili, gaga ve alın deseni birlikte değerlendirilmelidir. Uçuşta hızlı ve çevik görünür; çağrısı Sakarcanın sesinden daha tiz, berrak ve melodik karakterlidir.

Habitat

Üreme döneminde Küçük Sakarca alçak Arktik tundra ve orman-tundra kuşağındaki açık, sulak habitatları kullanır. Bodur çalılıklarla kaplı tundra, göl çevresindeki saz ve hasırotu bataklıkları, akarsu vadileri ve nemli çayırlıklar başlıca yaşam alanlarıdır. Beslenme için kısa bitki örtüsüne sahip nemli alanlara ihtiyaç duyar; yuva ise çoğunlukla kuru ve görüş alanı açık küçük yükseltilerde, suya fazla uzak olmayan noktalarda bulunur. Üreme sonrasında güvenli göller ve geniş sulak alanlar önem kazanır. Göç sırasında kısa otlu tuzcul çayırlar, taşkın düzlükleri, doğal stepler ve sığ göller kullanılır. Kışlama alanlarında geceyi güvenli sığ sularda geçirip gündüz çevredeki kısa otlu çayırlarda ve tarım arazilerinde beslenebilir. Doğal bozkır ve taşkın çayırlarının tarıma dönüştürülmesi nedeniyle birçok bölgede ekili alanları kullanmak zorunda kalmıştır. Türkiye'de Erçek ve Haçlı gibi geniş açık suya, güvenli geceleme alanlarına ve yakın beslenme sahalarına sahip doğu sulak alanları özellikle önemlidir. Sulak alan kaybı, değişen su rejimi ve insan rahatsızlığı habitat kalitesini düşürür. Sakarca ve diğer kazlarla karışık sürüler oluşturması, avcılığın bulunduğu alanlarda yanlışlıkla vurulma riskini de ciddi biçimde artırır.

Beslenme

Küçük Sakarca büyük ölçüde otçuldur. Beslenmesinde kısa boylu otlar, saz ve hasırotlarının genç sürgünleri, yapraklar, kök ve rizomlar ile çeşitli otsu bitkilerin yeşil kısımları yer alır. Göç ve kış döneminde doğal çayırların yanında tahıl tarlaları ve hasat sonrası alanlardan da yararlanabilir. Macaristan'daki beslenme çalışmalarında buğdaygillerin diyetin temel bölümünü oluşturduğu gösterilmiştir. Çoğunlukla yerde yürüyerek otlar; kısa ve taze bitki örtüsünü tercih ettiği için otlatılmış çayırlar ve taşkın düzlükleri uygun beslenme alanlarıdır. Geceyi açık suda güvenli biçimde geçiren sürüler sabah beslenme alanlarına uçar, gün içinde otlayıp dinlenir ve akşam yeniden geceleme alanına dönebilir.a'da ürer ve Karadeniz bölgesinde kışlar. Doğu Asya popülasyonları doğu Sibirya'da ürer ve Çin'de kışlar. Daha küçük Avrupa popülasyonları Norveç ve Kola Yarımadası'nda (Rusya) ürer ve Yunanistan ve Türkiye'de kışlar. Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri: Boyu 53-66 cm, kanat açıklıkları 115-135 cm ve ağırlıkları erkek 1950-2300g – dişi 1400-2150 gram’dır. Küçük Sakarca’yı Büyük Sakarca’dan ayırt etmek zordur. Esas olarak baş, boyun ve üst kısımlarda Sakarca'dan daha koyu kahverengi tüylere sahiptir. Alt kısımlar, Sakarca'dan daha küçük koyu lekelere sahiptir. Kanat ve kanat arasında Sakarca'dan daha parlak beyaz bir sınır çizgisi görebiliriz. Küçük Sakarca'da, kapatıldığında daha uzun kanatlar kuyruğun ucunun ötesine çıkıntı yapar. Küçük Sakarca, daha küçük, daha kısa ve daha parlak pembe gagaya sahiptir. Kafa daha yuvarlaktır. Gövde ve boyun daha kısadır. Parlak sarı göz halkası vardır. Yetişkinlerde, Sakarca'dan biraz daha ileriye doğru uzanan ve gözün üzerinde biten beyaz yüz yaması vardır. Sakarca'da olduğu gibi, bacaklar zaman zaman belirgin bir şekilde pembemsi görünebilir. Her iki cinsiyet de benzerdir. Yavru kahverengidir. Ancak yavru Sakarca'dan daha koyudur. Gaga ucunda sert bir tabaka vardır. Genel olarak daha koyu ve beyaz yüz ve siyah göbek yamalarından yoksundur. Üreme alanlarına Mayıs ayında gelirler. Çiftler şeklinde bölgelerini savunurlar. Üreme sonrası tüy dökümünden sonra tür, Ağustos sonu-Eylül başında göç etmeye başlar ve Ekim ortasından Aralık ortasına kadar kışlama alanlarına gelir. Bazen uzun süreli molalar verirler. Üreme mevsimi dışında sürüler halinde yaşarlar. Büyük göl ve akarsularda diğer kaz türleri ile bir araya gelebilirler. Tür Sakarca ile karışık çiftler halinde izlenmiştir. Ancak melezleştirmeler başarısız olmuştur. Küçük Sakarca yuvası, göl veya nehirlerin yakınında, ıssız dağ eteklerinde, zeminde bir sıyrıktır. Kazlar, bölgelerin çoğu hala karla kaplıyken, Mayıs ayı sonlarında yuva alanlarına gelir. Dişi 3-4 yumurta bırakır. Kuluçka dişi tarafından yaklaşık üç hafta sürer. Gençler genellikle Ağustos sonunda kızarır. Yavrular ilk yıl aile grubunda kalırlar ve ebeveynlerini takip ederek göç yollarını onlarla birlikte öğrenirler. Küçük Sakarca ailesi birliktelikleri ile tanınırlar. Çift bağları ömür boyu sürer ve biri ölürse diğeri yalnız kalır. Habitat: Küçük Sakarca, tayga kenarlarında, kıyıların yakınında, adalarda, eteklerde ve dağ göllerinde, çalılıklı nemli ağaçlık tundrada ürer. Kışı tuzlu bozkırlarda, tarım arazilerinde ve çayırlarda geçirir ve daha yarı kurak ülkeleri tercih eder. Beslenme: Bu tür esas olarak çimen, yosun ve tohumlar gibi bitki maddeleriyle beslenir. Üreme alanlarına geldikleri dönemde otların ve sazların yeşil sapları ve çiçekleriyle beslenirler. Göç sırasında ve kış aylarında ağırlıklı olarak tohum tüketirler. Hızlı hareketlerle otlanırlar ve sığ suda beslenirler.