Zeytin Mukallidi, Akdeniz havzasının doğu kesimlerinde üreyen ve kışı Afrika'da geçiren göçmen bir ötücüdür. Balkanlar'ın güneyi, Yunanistan, Ege adaları, Türkiye, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz çevresi başlıca üreme alanlarını oluşturur. Sonbaharda güneye göç ederek Sahra altı Afrika'ya ulaşır, ilkbaharda yeniden Akdeniz çevresindeki üreme bölgelerine döner. Türkiye türün yayılışının önemli bölümünü barındırır; özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde, uygun seyrek ağaçlık ve makilik alanlarda görülür. Marmara'nın güneyi ile iç kesimlerdeki sıcak ve kuru habitatlara da yerel olarak girebilir. İlkbaharda çoğu zaman güçlü ötüşü sayesinde fark edilir. Sonbahar göçünde daha sessiz ve gizli olduğundan gözden kaçması kolaydır.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
İri, güçlü yapılı ve uzun gagalı bir mukallittir. Üst tarafı tekdüze gri veya hafif zeytin tonlu gri-kahverengi, alt tarafı kirli beyaz ve açık kremdir. Belirgin kanat çizgileri veya kuvvetli bir yüz deseni bulunmaz. Gaga uzun, kalın ve sivri; baş nispeten iri, alın daha düz görünümlüdür. Kanatları uzun, kuyruğu da belirgindir. Erkek ve dişi dış görünüş bakımından benzerdir. Büyük Kamışçın ve diğer iri, sade renkli ötücülerle karıştırılabilir; ancak daha açık ve tekdüze görünümü, güçlü gagası ve yaşam alanı teşhiste yardımcıdır. Ak Mukallit ile benzerlik gösterebilse de Zeytin Mukallidi genel olarak daha iri ve güçlü yapılıdır. Çoğunlukla ağaç ve çalıların içinde hareket eder, ancak üreme döneminde erkek açık bir dala çıkarak uzun süre ötebilir. Ötüşü yüksek, güçlü ve biraz sert karakterlidir; tekrarlanan gıcırtılı, cızırtılı ve melodik bölümlerin karışımından oluşur. Sesinin kuvveti, yoğun yaprak örtüsü içinde saklanan kuşun yerini bulmayı kolaylaştırır.
Habitat
Zeytin Mukallidi sıcak, kuru ve seyrek ağaçlı Akdeniz habitatlarının karakteristik türlerinden biridir. Zeytinlikler, bademlikler, incir bahçeleri, açık meşe ormanları, makilikler, seyrek ağaçlı taşlık yamaçlar, orman kenarları ve geleneksel tarım alanları başlıca yaşam alanlarıdır. Özellikle yaşlı zeytin ağaçlarının çalılarla ve açık alanlarla birlikte bulunduğu mozaik peyzajlar elverişlidir. Çok sık ve kapalı ormanlardan genellikle kaçınır; ağaçların arasında açıklıkların bulunduğu güneşli alanları tercih eder. Yuvasını çoğunlukla ağaç veya iri bir çalının dalları arasına kurar. İnce bitki sapları, kuru otlar ve liflerden yapılan fincan biçimli yuva yaprakların arasında iyi gizlenir. Kuluçka döneminde çiftler belirli bir alanı savunur ve erkek yüksek bir noktadan sık sık öter. Yavrular çıktıktan sonra her iki ebeveyn besin taşır. Geleneksel zeytinliklerin ve seyrek ağaçlı tarım alanlarının korunması tür açısından önemlidir; eski bahçelerin yoğun tarıma dönüştürülmesi veya tamamen temizlenmesi uygun üreme habitatlarını azaltabilir.
Beslenme
Beslenmesinin temelini böcekler ve diğer küçük omurgasızlar oluşturur. Kınkanatlılar, çekirgeler, ağustos böcekleri, tırtıllar, kelebek ve güveler, sinekler, böcek larvaları ve örümcekler başlıca avları arasındadır. Güçlü gagası sayesinde diğer küçük ötleğenlerin almakta zorlanabileceği nispeten iri böcekleri de yakalayabilir. Avını çoğunlukla ağaç ve çalıların yaprakları ile dalları arasında arar; kısa sıçramalarla ilerleyerek gördüğü böcekleri toplar. Uçan böceklerin peşinden kısa hava çıkışları yaptığı da görülür. Üreme döneminde yavrulara ağırlıklı olarak böcekler ve yumuşak gövdeli larvalar taşınır. Yaz sonuna doğru böceklerin yanında küçük yabani meyveler ve diğer yumuşak bitkisel besinlerden de yararlanabilir. Göç öncesinde böcek bakımından zengin ağaçlık ve çalılık alanlarda yoğun biçimde beslenerek uzun Afrika yolculuğu için enerji depolar. Akdeniz'in sıcak yaz koşullarında ağaçların yapraklı bölümlerinde beslenmesi hem zengin böcek kaynaklarına ulaşmasını hem de günün sıcak saatlerinde gölgeli alanlardan yararlanmasını sağlar.