Bataklık Çintesi, Avrupa'nın büyük bölümünden Rusya ve Sibirya üzerinden Uzak Doğu'ya kadar uzanan geniş Palearktik kuşakta yayılış gösterir. Kuzey ve doğudaki popülasyonların önemli bölümü göçmendir; sonbaharda Batı ve Güney Avrupa, Akdeniz havzası, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Güney Asya'ya hareket eder. Ilıman bölgelerdeki bazı topluluklar yerleşik veya kısa mesafeli göçmendir. Türkiye'de özellikle sonbahar, kış ve ilkbaharda sulak alanlarda yaygınlaşır; kuzeyden gelen bireylerle kış nüfusu belirgin biçimde artar. Uygun sazlık ve bataklıklarda yerel olarak üreyebilir. Göç ve kış döneminde sazlıkların yanı sıra tarım alanları, anızlar ve tohum bakımından zengin açık arazilerde görülür. Üreme dışında sürü davranışı belirginleşir; diğer çinteler ve ispinozlarla karışık gruplar oluşturabilir. Akşamları sazlıklardaki ortak geceleme alanlarında toplanması karakteristiktir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Sağlam, konik gagalı, nispeten uzun kuyruklu ve çizgili sırtlı tipik bir çintedir. Üreme giysisindeki erişkin erkek çok belirgindir: baş ve boğaz parlak siyah, ense çevresindeki geniş yaka ile bıyık çizgisi beyazdır. Sırt sıcak kahverengi üzerine koyu çizgili, alt taraf açık renkli ve yanlar ince koyu çizgilidir. Üreme dışı dönemde erkeğin siyah başı kahverengimsi tüy uçlarıyla büyük ölçüde örtülür ve görünümü dişiye yaklaşır; ilkbaharda bu uçların aşınmasıyla siyah baş yeniden belirginleşir. Dişi daha kahverengi ve yoğun desenlidir; açık kaşı, koyu bıyık çizgisi ve açık boğazıyla tanınabilir. Gençler dişiye benzer fakat daha soluk görünür. Kuyruğun dış telekleri beyazdır ve kuş havalandığında dikkat çeker. Saz saplarına tünerken kuyruğunu zaman zaman yana oynatması tipiktir. Üreme döneminde erkek saz veya çalı tepesindeki açık bir tünekten kısa, tekrarlı ve biraz mekanik ötüşünü duyurur.
Habitat
Adının düşündürdüğü gibi sulak alanlarla güçlü biçimde ilişkilidir, ancak yalnızca geniş kamışlıklarda yaşamaz. Sazlıklar, bataklıklar, göl ve nehir kıyıları, sulak çayırlar, drenaj kanalları, hendekler ve saz-kındıra kümeleriyle çevrili göletler başlıca üreme habitatlarıdır. Özellikle yoğun otsu bitki örtüsüyle açık beslenme alanlarının yan yana bulunduğu sulak alan kenarlarını tercih eder. Küçük bir gölet veya sazlı hendek bile uygun koşullarda bir çifti barındırabilir. Yuva genellikle yere çok yakın, sık otlar, saz dipleri veya diğer yoğun otsu bitkiler arasında iyi gizlenir. Fincan biçimli yuva kuru otlar, ince yapraklar ve bitki liflerinden yapılır. Kuluçkayı esas olarak dişi gerçekleştirir; yavrular çıktıktan sonra erkek de beslemeye katılır. Koşullara bağlı olarak ikinci kuluçka görülebilir. Üreme sonrasında habitat kullanımı genişler. Kışın sazlıklarda geceleyip gündüz yakın çevredeki anızlara, yabani otlu tarla kenarlarına ve açık tarım arazilerine beslenmek için gidebilir. Sulak alanların kurutulması ve kıyı bitkilerinin temizlenmesi üreme habitatlarını, yoğun tarım ve herbisit kullanımı ise kışın yararlandığı tohum kaynaklarını azaltabilir.
Beslenme
Bataklık Çintesinin diyeti mevsime göre belirgin biçimde değişir. Sonbahar ve kış aylarında çeşitli otların, sazların ve tarla bitkilerinin tohumları beslenmenin temelini oluşturur. Tahıllar, yabani ot tohumları ve yere dökülmüş küçük tohumlar da tüketilir. Bu dönemde sazlık yakınındaki anızlar, nadas alanları, tarla kenarları ve tohumlu otsu bitkilerin bulunduğu araziler önemli beslenme sahalarıdır. Yerde yürüyerek tohum toplar; ince bitki saplarına tutunup doğrudan tohum başlarından da beslenebilir. İlkbaharla birlikte böceklerin beslenmedeki payı artar. Üreme döneminde tırtıllar, kınkanatlılar, sinekler, örümcekler, yusufçuklar ve diğer küçük omurgasızlar özellikle önemlidir. Yavrulara götürülen besinin büyük bölümünü protein bakımından zengin böcekler ve larvalar oluşturur; tırtıllar ve örümcekler sık kullanılan yavru besinleridir. Erişkinler yuva çevresindeki yoğun bitki örtüsünde, saz kenarlarında ve nemli çayırlarda av arar. Yaz sonunda yeniden tohum ağırlıklı beslenmeye geçer. Kışın küçük sürüler halinde beslenmesi uygun tohum alanlarının bulunmasını kolaylaştırırken açık arazide yırtıcılara karşı ortak uyanıklık da sağlar.