Fiyu, Kuzey Avrupa'dan Sibirya'nın doğusuna kadar uzanan geniş Palearktik kuşakta üreyen göçmen bir yüzey ördeğidir. İzlanda, İskandinavya, kuzey Rusya ve Sibirya önemli üreme bölgeleridir; daha güneydeki üreme alanları parçalıdır. Sonbaharda büyük sürüler halinde güneye ve batıya hareket ederek Batı Avrupa, Akdeniz havzası, Karadeniz ve Hazar çevresi, Türkiye, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya'daki sulak alanlarda kışlar. Türkiye esas olarak önemli bir göç ve kışlama alanıdır; uygun göller, deltalar, lagünler ve kıyısal sulak alanlarda özellikle sonbahardan ilkbahara kadar görülebilir. Kış döneminde son derece sosyaldir ve besin açısından elverişli alanlarda binlerce bireylik sürüler oluşturabilir. Hava koşulları hareketlerini güçlü biçimde etkiler; kuzeydeki suların donması ve otlakların karla örtülmesi kuşların daha ılıman bölgelere yönelmesine neden olabilir. İlkbaharda sürüler parçalanarak kuzeydeki üreme alanlarına geri döner.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Yaklaşık 42–51 cm uzunluğunda ve 73–86 cm civarında kanat açıklığına sahip orta büyüklükte, kompakt yapılı bir ördektir. Ağırlığı geniş bir aralıkta değişmekle birlikte erişkinler çoğunlukla 500–900 gram arasındadır. Üreme giysisindeki erkek kolay tanınır: baş ve boyun kestane-kızılı, alın ile tepe krem-sarı, gövde ince desenli gri, göğüs pembemsi ve arka taraf siyahtır. Kanattaki geniş beyaz alan özellikle uçuşta belirgindir. Dişi daha sade kızıl-kahverengi veya gri-kahverengi tonlardadır ve vücudunda değişken koyu desenler bulunur. Her iki cinsiyette gaga kısa, mavimsi-gri ve uç kısmı siyahtır; bacaklar koyu gridir. Erkek yazın tüy değiştirerek daha mat renkli eclipse giysisine geçer. Genç bireyler genel olarak dişiye benzer. Erkeğin berrak, yükselen ıslığı türün en karakteristik seslerinden biridir ve büyük sürülerde uzaktan duyulabilir. Uçuşu hızlı ve güçlüdür; sürüler havada sık sık birlikte yön değiştirir.
Habitat
Üreme döneminde kuzey kuşağındaki tatlı su gölleri, bataklıklar, yavaş akan sular ve kıyısında yoğun doğal bitki örtüsü bulunan küçük göller tercih edilir. Özellikle taiga ve orman-tundra kuşağındaki sığ sulak alanlar önemlidir. Yuva sudan çok uzakta olmayan kuru zeminde, yoğun ot, saz, funda veya çalı örtüsü içerisine gizlenir. Dişi yuvayı bitkisel materyal ve kendi göğüs tüyleriyle döşer. Genellikle 8–9 yumurta bırakır; kuluçkayı yalnızca dişi yapar ve yaklaşık 24–25 gün sürer. Yumurtadan çıkan yavrular tüylü ve hareketlidir, kısa sürede anneyi takip ederek suya ulaşır ve yaklaşık 40–45 günde uçabilecek hale gelir. Üreme dışında habitat kullanımı belirgin biçimde genişler. Sığ göller, bataklıklar, taşkın ovaları, haliçler, lagünler, gelgit düzlükleri ve kıyısal çayırlar kullanılır. Su kenarındaki kısa otlaklar özellikle değerlidir; geceleri sulak alanlardan çıkarak çevredeki çayırlarda ve tarım alanlarında toplu halde beslenebilir.
Beslenme
Fiyu diğer birçok yüzey ördeğine göre belirgin biçimde otçuldur. Su bitkilerinin yaprak, sürgün, kök ve tohumlarının yanı sıra kısa çimenler ve genç tarımsal bitkiler temel besinleri arasındadır. Kıyılarda deniz çayırlarından da yararlanabilir. Sığ suda başını ve boynunu suya sokarak, bazen vücudunun ön kısmını tamamen daldırıp kuyruğunu havaya kaldırarak sualtı bitkilerine ulaşır. Karada ise kazı andıran biçimde kısa otları kopararak beslenir ve kışın geniş sürüler halinde meralarda görülebilir. Gündüz beslenebilmesine rağmen özellikle rahatsızlığın fazla olduğu bölgelerde gece otlaklara çıkması yaygındır. Başka su kuşlarının dalarak koparıp yüzeye çıkardığı bitki parçalarından yararlanması da dikkat çekici bir davranıştır; Sakarmeke ve kuğularla aynı beslenme alanlarında bulunabilir. Hayvansal besinler genel diyette küçük bir yer tutsa da özellikle üreme döneminde böcekler ve diğer küçük omurgasızlar tüketilebilir. Bitkisel besine güçlü bağımlılığı nedeniyle sığ sulak alanların sualtı bitki örtüsü ile çevresindeki doğal çayırların birlikte korunması kışlayan sürüler açısından önemlidir.