Karaboğazlı Dağbülbülü, Avrasya'nın iç kesimlerindeki dağlık kuşağa özgü, dağılışı Ural Dağları ile Orta Asya'nın büyük sıradağları arasında uzanan bir dağbülbülüdür. Başlıca üreme alanları Urallar, Altaylar, Tanrı Dağları, Cungar Aladağları ve çevredeki dağ sistemleridir. Kuzeydeki popülasyonlar belirgin biçimde göçmenken Orta Asya popülasyonlarının bir bölümü daha kısa mesafeli hareket eder veya kısmen yerleşiktir. Sonbaharda daha güneye ve alçak kesimlere inerek Türkmenistan, Özbekistan, Afganistan, Pakistan ve kuzeybatı Hindistan'a kadar ulaşır. Dağlık bölgelerde kışın dikey göç de yapar. İki ana coğrafi form arasında tüy tonu ve sırt çizgilerinin kuvvetinde farklılıklar bulunur. Türkiye türün olağan dağılımının oldukça batısında kalır ve Karaboğazlı Dağbülbülü ülkemizde çok nadir, rastlantısal bir konuktur. Türkiye'deki ilk bilimsel kayıt 2016 yılında yayımlanmış, daha sonra 2 Kasım 2017'de Iğdır'daki Aras Kuş Halkalama İstasyonu'nda bir birey kaydedilmiştir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Karaboğazlı Dağbülbülü, serçeyi andıran kompakt gövdeli fakat daha ince ve sivri gagalı bir kuştur. Erişkinde en karakteristik özellikler koyu siyahımsı tepe, yüz ve boğaz ile bunları belirginleştiren açık krem-beyaz kaş çizgisidir. Sırt kahverengi zemin üzerinde koyu boyuna çizgilidir; göğüs sıcak turuncumsu, tarçın veya pas rengi tonlar taşır, karın daha açık renge döner. Yanlarda kahverengimsi çizgiler görülebilir. Kanatlar ve kuyruk koyu kahverengi, tüy kenarları daha açık tonludur. Erkek ve dişi genel görünüş bakımından birbirine çok benzer. Gençlerde koyu boğaz çok zayıftır veya belirgin olmayabilir; bu nedenle teşhis erişkinlere göre güçleşir. Dağbülbülü ve Sibirya Dağbülbülüyle karışabilir. Erişkinde siyah boğaz, koyu baş, açık kaş ve sıcak renkli göğsün birleşimi güçlü bir teşhis karakteridir. Çağrısı ince ve tiz notalardan oluşur; ötüşü Dağbülbülünün akıcı cıvıltısını andıran kısa ve melodik diziler içerir.
Habitat
Üreme döneminde Karaboğazlı Dağbülbülü esas olarak dağlık bölgelerdeki iğne yapraklı ve karışık ormanların açık, çalılık kesimlerine bağlıdır. Tanrı Dağları'nda ladin ormanları, ardıç-ladin toplulukları, çalılı açıklıklar ve huş ile kavak içeren karışık ormanlarda görülür; Altaylarda da benzer dağ ormanı habitatlarını kullanır. Kazakistan'daki üreme alanlarında çiftler birbirinden ayrı bölgelerde yuvalanır. Yuva ladin veya karaçam gibi ağaçlara ya da ardıç, hanımeli, söğüt ve yabani gül gibi çalılara kurulabilir. Çoğunlukla yere yakın ve bitki örtüsüyle gizlenmiş olsa da bazı yuvalar daha yüksekte bulunabilir. Yumurtalar düz, lekesiz mavi renktedir. Dişi yuvanın yapımını ve kuluçkanın büyük bölümünü üstlenir, yavruların beslenmesine ise iki ebeveyn de katılır. Üreme alanlarından ayrıldıktan sonra habitat seçimi belirgin biçimde genişler. Göçte ve kışın dağ etekleri, nehir kıyısı çalılıkları, bahçeler, tarla kenarları, ağaç şeritleri ve uzun yabani otların bulunduğu açık alanlarda görülebilir. Bazı bireyler yerleşimlerin çevresine kadar inerken, besinin yeterli olduğu yıllarda bir bölümü dağlarda kalabilir. Kış hareketlerinin yüksekliği kar örtüsü, hava koşulları ve özellikle tohum bolluğuna göre değişebilir.
Beslenme
Karaboğazlı Dağbülbülünün beslenmesi mevsime göre belirgin biçimde değişir. İlkbahar ve yaz aylarında böcekler, larvalar, örümcekler ve diğer küçük omurgasızlar ağırlıktadır; yavrular da büyük ölçüde böceklerle beslenir. İnce sivri gagası hem küçük omurgasızları toplamak hem de tohumları almak için uygundur. Avını çoğunlukla yerde, otların ve çalıların altında dolaşarak toplar; yaprak ve ince dallardaki küçük omurgasızları da alabilir. Sonbahar ve kışın hayvansal besinin azalmasıyla çeşitli bitki tohumları beslenmede daha büyük yer tutar. Orta Asya'da özellikle ladin tohumlarından yoğun biçimde yararlandığı ve iyi tohum yıllarında bazı bireylerin kış boyunca dağlık bölgelerde kalabildiği bilinmektedir. Kışın yabani otların tohumlarını toplamak için açık alanlara ve yerleşim çevresine de inebilir.