Kılkuyruk Bağırtlak, Batı Akdeniz'den Orta Asya'ya uzanan kurak ve yarı kurak kuşakta parçalı bir dağılıma sahiptir. İber Yarımadası, Kuzey Afrika, Türkiye'nin güneydoğusu, Orta Doğu, İran ve Orta Asya'nın bazı kesimlerinde görülür. Batıdaki popülasyonların önemli bölümü yerleşik veya kısa mesafeli hareketler yaparken dağılımın kuzey ve doğusundaki bazı topluluklar kışın daha sıcak bölgelere çekilebilir. Türkiye'de geçmişte Güneydoğu Anadolu'daki açık bozkırlarda daha yaygın olduğu bilinen tür, uzun süredir belirgin bir azalma göstermiştir. Günümüzde esas olarak Şanlıurfa ve çevresindeki uygun bozkır ve tarım alanlarıyla ilişkilidir ve ülkedeki en seyrek üreyen kuşlardan biridir. Harran ve Urfa ovaları türün Türkiye'deki varlığı açısından özellikle önemlidir. Üreme dönemi dışında daha toplu yaşar; uygun beslenme ve su kaynaklarının çevresinde sürüler oluşturabilir. Kurak bölgelerde suyun mevsimsel dağılımına bağlı olarak yerel hareketler yapması da yaygındır.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Kılkuyruk Bağırtlak, güvercini andıran gövdesine karşılık sivri kanatları ve hızlı uçuşuyla kolayca ayrılan zarif bir bozkır kuşudur. Erkek ve dişinin tüy desenleri belirgin biçimde farklıdır. Üreme giysisindeki erkekte baş ve sırt sarımsı kahverengi ile zeytin tonlarında, göğüs sıcak turuncumsu renktedir; göğsün alt kısmını ince siyah bir bant sınırlar. Yüz ve boğaz desenleri belirgin, karın beyazdır. Dişi daha karmaşık desenlidir; üst tarafları sarımsı kahverengi zemin üzerinde yoğun siyah benek ve çizgiler taşır, böylece kuru bozkır zemini üzerinde güçlü bir kamuflaj sağlar. Her iki cinsiyette kanatlar uzun ve sivridir. Erişkinlerde kuyruğun ortasındaki iki telek uzayarak türün adını aldığı ince sivri uçları oluşturur. Uçuşta kanat altının büyük ölçüde beyaz olması önemli bir tanı özelliğidir ve onu Kara Bağırtlaktan ayırmada özellikle yararlıdır. Bacaklar kısa, ayaklar yerde hızlı yürümeye uygundur. Yerdeyken çömelmiş ve yatay bir duruş sergiler; tüy renkleri nedeniyle hareketsiz bir bireyi taşlı veya kuru zeminde fark etmek güç olabilir. Sürüler havalandığında hızlı, güçlü ve doğrudan uçuşları ile tekrarlanan çağrıları dikkat çeker.
Habitat
Kılkuyruk Bağırtlak geniş, düz ve ağaçsız açık alanların karakteristik türüdür. Kurak ve yarı kurak bozkırlar, kısa otlu düzlükler, seyrek bitkili taşlık veya kumlu araziler, tuzcul bozkırlar ve geleneksel tarım yapılan geniş ovaları kullanır. Yoğun çalılıklardan, yüksek bitki örtüsünden ve engebeli araziden kaçınır. Tarım alanlarında özellikle kuru tahıl tarlaları, nadaslar, anızlar, sürülmüş araziler ve doğal bozkır parçalarının oluşturduğu mozaikler uygundur. Üreme döneminde bitki örtüsünün kısa ve seyrek olması hem görüş alanı hem de yerde hareket edebilmesi açısından önem taşır. Yuva zeminde açılmış son derece basit, sığ bir çukurdur; çoğu zaman seyrek bir bitkinin veya küçük taşların yakınında bulunur ve çok az malzemeyle döşenir. Yumurtaların renk ve desenleri çevredeki toprakla güçlü biçimde uyumludur. Tür suya düzenli olarak ihtiyaç duyduğundan bozkır ve tarım alanlarından belirli su kaynaklarına günlük uçuşlar yapabilir. Sabah saatlerinde gölet, dere, sulama kanalı veya diğer güvenli su noktalarında gruplar halinde toplanması karakteristiktir.
Beslenme
Kılkuyruk Bağırtlağın beslenmesi büyük ölçüde bitkiseldir. Çeşitli yabani otların tohumları temel besinini oluşturur; baklagillerin tohumlarını özellikle kullanır. Tarım alanlarında tahıl taneleri ve diğer kültür bitkilerinin tohumlarından da yararlanır. Daha az miktarda genç sürgün, yaprak ve bazı küçük omurgasızları tüketebilir. Besinini yerde yürüyerek toplar ve açık arazide sürüler halinde beslenebilir. Tohuma dayalı kuru beslenmesi nedeniyle düzenli olarak su içmesi gerekir. Su kaynaklarına çoğunlukla sabah saatlerinde uçar ve kısa sürede su içtikten sonra beslenme alanlarına geri döner. Bağırtlakların dikkat çekici özelliklerinden biri yavrularına su taşımasıdır. Erişkin erkek, karın bölgesindeki özel yapılı tüylerini suya doyurur ve yuvaya dönerek yavruların bu tüylerde taşınan suyu içmesini sağlar. Bu özellik, türün su kaynaklarından uzaktaki sıcak ve kurak bozkırlarda yavru yetiştirebilmesine olanak verir.