Yayılışı
Sarıbaşlı Kuyruksallayan, Doğu Avrupa'nın sınırlı kesimlerinden Rusya, Sibirya ve Orta Asya üzerinden Moğolistan ve Çin'e kadar uzanan geniş bir alanda ürer. Son yüzyılda yayılışının batıya doğru genişlediği ve Avrupa'da yeni üreme alanları oluşturduğu bilinmektedir. Göçmen bir türdür; kuzey ve batı popülasyonları üreme sonrasında güneye yönelerek kışı ağırlıklı olarak İran'dan Pakistan, Hindistan, Güneydoğu Asya ve Çin'in güneyine uzanan bölgelerde geçirir. Türkiye, yayılışının batı ve güneybatı sınırında yer alır. Ülkemizde özellikle Doğu Anadolu ile İç Anadolu'nun uygun sulak alanlarında yerel olarak üreyebilir; diğer bölgelerde daha çok ilkbahar ve sonbahar göçlerinde görülür. Türkiye'deki dağılımı Sarı Kuyruksallayana göre çok daha sınırlıdır. Göç sırasında göl kıyıları, deltalar, bataklıklar, su basmış tarlalar ve ıslak çayırlarda diğer kuyruksallayanlarla birlikte görülebilir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Zarif gövdeli, ince gagalı ve sürekli hareket eden uzun kuyruklu tipik bir kuyruksallayandır. Üreme giysisindeki erişkin erkek son derece dikkat çekicidir: başın büyük bölümü, boğaz, göğüs ve alt taraf parlak limon sarısıdır; sırt gri, ense bölgesi ise alttüre göre değişen ölçüde koyu veya siyahtır. Kanatta iki geniş ve açık renkli bant bulunur ve bunlar bütün giysilerde önemli bir tanı özelliğidir. Kuyruk koyu renkli, dış kuyruk telekleri beyazdır. Dişi daha soluk sarı ve gri tonludur; koyu kulak örtülerinin çevresini dolaşan açık sarımsı veya krem renkli yüz deseni karakteristiktir. Üreme dışındaki erkek de parlaklığını kaybeder. Genç bireyler büyük ölçüde gri-kahverengi ve kirli beyaz görünür; yüzlerindeki açık çerçeve ve belirgin çift kanat bandı teşhiste değerlidir. En çok Sarı Kuyruksallayan ile karıştırılır. Sarıbaşlı Kuyruksallayanın daha güçlü çift kanat çizgisi, kulak örtülerini çevreleyen açık yüz deseni ve erişkin erkekteki geniş sarı başı ayrımda önemlidir. Yerde hızlı adımlarla ilerlerken kuyruğunu düzenli biçimde aşağı-yukarı sallar; uçuşu dalgalı ve doğrudandır.
Habitat
Sarıbaşlı Kuyruksallayan diğer birçok kuyruksallayana göre suya daha güçlü biçimde bağlıdır. Üreme döneminde bataklıklar, turbalıklar, su basmış çayırlar, sazlık kenarları, sığ göllerin çevresi, nemli otlaklar ve taşkın düzlükleri başlıca habitatlarıdır. Özellikle açık, ağaçsız veya çok seyrek çalılı, zemini nemli ve alçak bitki örtüsüyle kaplı alanları tercih eder. Üreme alanlarında geniş sazlıkların yakınlığı önemli olabilmekle birlikte yuvalar çoğunlukla açık ve nemli çayırlık kesimlerde bulunur. Yuvasını yerde, yoğun ot veya bataklık bitkilerinin arasına iyi gizlenmiş biçimde kurar. Kuru otlar, ince bitki sapları ve kökçüklerden yapılan fincan biçimli yuvanın içi daha yumuşak malzemelerle döşenir. Genellikle 4–5 yumurta bırakılır. Kuluçka ve yavruların beslenmesinde eşler görev alır. Göç döneminde habitat seçimi genişler; gölet kıyıları, çamurluklar, sulanan tarlalar, drenaj kanalları ve geçici su birikintileri de kullanılabilir. Sulak alanların kurutulması, su rejiminin değiştirilmesi ve nemli çayırların tarıma dönüştürülmesi yerel yaşam alanlarını olumsuz etkileyebilir.
Beslenme
Beslenmesinin temelini böcekler ve diğer küçük omurgasızlar oluşturur. Sinekler, sivrisinekler, kınkanatlılar, küçük çekirgeler, kelebek ve güve larvaları, sucul böcekler, örümcekler ve çeşitli küçük eklembacaklılar başlıca avları arasındadır. Özellikle su kenarında yaşayan veya nemli zeminde hareket eden omurgasızlardan yoğun biçimde yararlanır. Beslenirken sığ su kenarlarında, çamurluklarda ve kısa otlu nemli alanlarda hızlı adımlarla yürür; kısa koşuların ardından durup gördüğü avı gagasıyla toplar. Uçan böcekleri yakalamak için kısa hava çıkışları yapabilir ve su yüzeyine yakın hareket eden küçük canlıları da alabilir. Otlayan büyükbaş hayvanların hareketiyle yerinden çıkan böcekleri takip ettiği görülebilir. Üreme döneminde yavrulara taşınan besinin önemli bölümünü yumuşak gövdeli böcekler ve larvalar oluşturur. Göç sırasında besince zengin sığ sulak alanlar, uzun yolculuk için gerekli enerji rezervlerinin yenilenmesinde büyük önem taşır. Diğer kuyruksallayanlarla aynı beslenme alanlarını paylaşabilse de suya yakın ve çok nemli kesimleri kullanma eğilimi bu türde daha belirgindir.