Sürmeli Kervançulluğu, Kuzey Yarımküre'nin arktik ve subarktik bölgelerinde üreyen, son derece uzun mesafeli göçler gerçekleştiren bir kıyı kuşudur. Avrasya'daki üreme alanları İzlanda, Britanya'nın kuzeyi ve İskandinavya'dan Rusya'nın kuzeyi üzerinden Sibirya'ya kadar uzanır. Üreme dönemi sona erdiğinde güneye doğru geniş bir cephe halinde göç eder. Avrupa ve Batı Asya kökenli kuşların önemli bölümü Afrika kıyılarında kışlarken bazı popülasyonlar Orta Doğu ve Hint Okyanusu çevresine kadar ulaşır. Türkiye esas üreme alanlarının güneyinde bulunur ve tür burada ağırlıklı olarak ilkbahar ve sonbahar göçlerinde görülür. Göç sırasında deniz kıyıları, deltalar ve haliçler başta olmak üzere uygun iç sularda ve açık tarım alanlarında da mola verebilir. Çoğunlukla tek başına veya küçük gruplar halinde görülmesine rağmen önemli göç konaklama alanlarında çok daha büyük topluluklar oluşturabilir. İlkbaharda kuzeye dönen kuşlar üreme alanlarına kısa sürede ulaşabilmek için uygun mola alanlarında yoğun biçimde beslenerek enerji depolar.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Orta-büyük boyutlu, uzun bacaklı ve aşağı doğru kıvrılmış uzun gagalı bir kıyı kuşudur. Boyu yaklaşık 43–47 cm, kanat açıklığı 76–89 cm, ağırlığı yaklaşık 310–600 gram arasında değişir. Genel tüy rengi gri-kahverengi ve boz tonlardadır; göğüs ve boyun boyunca ince koyu çizgiler bulunur. Baş deseni en önemli tanı özelliklerinden biridir. Tepede koyu renkli iki belirgin şerit bulunur ve bunların arasından açık renkli bir orta tepe çizgisi geçer; göz üzerinde de açık renkli kaş çizgisi görülür. Uzun ve aşağı kıvrılan gaga Kervançulluğu'nunkinden belirgin biçimde daha kısa ve kıvrımı daha çok uç bölümünde yoğunlaşmıştır. Dişiler ortalama olarak erkeklerden biraz daha iri ve daha uzun gagalı olabilir. Genç bireyler erişkinlere genel olarak benzer ancak sırt tüylerindeki açık kenarlar daha belirgin bir desen oluşturabilir. Uçuşta güçlü ve düzenli kanat vuruşları gösterir. Kervançulluğu ile karıştırılması mümkündür; daha küçük gövdesi, daha kısa gagası ve belirgin çizgili tepe deseni ayrımda önemlidir. Seri halde tekrarlanan berrak ıslık sesi de çoğu zaman kuş görülmeden önce varlığını belli eder.
Habitat
Üreme döneminde tundra, fundalıklar, turbalıklar, nemli bozkırlar ve kısa bitki örtüsüne sahip subarktik açık arazilerde yaşar. Yosun ve likenlerle kaplı tundra düzlükleri, saz ve pamuk otlarının bulunduğu nemli alanlar ile bodur çalılıklar uygun üreme habitatlarıdır. Yuvasını yerde, çoğunlukla kısa otların veya alçak bitkilerin arasında bulunan sığ bir çukura yapar. Tipik olarak dört yumurta bırakır ve kuluçkaya her iki eş de katılır. Yumurtadan çıkan yavrular kısa sürede yuvayı terk ederek kendi besinlerini toplamaya başlayabilir. Üreme dönemi dışında habitat tercihi önemli ölçüde değişir ve kıyı bölgeleri ön plana çıkar. Haliçler, gelgit çamurlukları, kumluklar, kayalık kıyılar, tuzlu bataklıklar, lagünler ve kıyı çayırları temel yaşam alanlarıdır. Göç sırasında kıyıların yanı sıra nemli çayırlar, tarlalar, göl kenarları ve taşkın düzlüklerinden de yararlanabilir. Kışlama alanlarında özellikle geniş gelgit düzlükleri ve mangrov çevreleri önemli beslenme habitatları oluşturur.
Beslenme
Sürmeli Kervançulluğunun beslenmesi mevsime ve bulunduğu habitata göre belirgin biçimde değişir. Üreme alanlarında böcekler ve larvaları, örümcekler, kırkayaklar, solucanlar, salyangozlar ve diğer karasal omurgasızları tüketir; yaz sonuna doğru çeşitli küçük meyveler de önemli bir besin kaynağı olabilir. Göç ve kışlama dönemlerinde denizel omurgasızlar ön plana çıkar. Yengeçler, karidesler, çok kıllı deniz solucanları, küçük yumuşakçalar ve diğer kabuklular başlıca avları arasındadır. Uzun ve aşağı kıvrık gagası özellikle yumuşak çamurun içindeki veya yengeç yuvalarındaki avlara ulaşmaya uygundur. Beslenirken çamuru düzenli biçimde gagasıyla yoklar, yüzeyde gördüğü avları ise doğrudan toplar. Büyük yengeçleri yakaladığında avını bütün olarak yutmak yerine gagasıyla parçalara ayırabilir. İç kesimlerde göç molası verdiğinde nemli çayırlarda solucan ve böcek larvalarıyla yoğun biçimde beslenebilir. Göç yolculuğu sırasında belirli beslenme alanlarında yüksek sayılarda toplanabilmesi, bu bölgelerdeki zengin omurgasız kaynaklarının uzun mesafeli uçuşlar için gerekli enerji rezervlerinin oluşturulmasında büyük önem taşıdığını gösterir.