Yayılışı
Kanada kazı, doğal yayılışı Kuzey Amerika olan ve kıtanın geniş bir bölümünde yaşayan bir kaz türüdür. Üreme alanları Alaska ve Kanada’dan Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzey ve orta kesimlerine kadar uzanır. Kuzeyde üreyen topluluklar sonbaharda daha ılıman bölgelere göç ederek kışı çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri’nde geçirir. Daha güneyde üreyen bazı topluluklar ise uygun besin ve açık su bulunduğunda yıl boyunca aynı bölgede kalabilir. Göç sırasında göller, nehir vadileri ve tarım alanları önemli konaklama yerleridir. İnsan eliyle Kuzey Amerika dışına götürülmüş, özellikle Büyük Britanya ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde doğada üreyen topluluklar oluşturmuştur. Bu toplulukların bir bölümü yerleşik yaşarken bazıları mevsimsel hareketler yapar. Türkiye, türün doğal yayılış ve düzenli göç alanlarının dışındadır. Ülkemizde görülen bireylerin kökeni değerlendirilirken Avrupa’daki yerleşmiş topluluklardan gelme ve esaretten kaçma olasılıkları dikkate alınmalıdır. Bir bireyin serbest ortamda görülmesi, tek başına doğal kökenli olduğunu göstermez.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Kanada kazı, iri gövdesi, uzun boynu ve belirgin baş deseniyle kolay fark edilen bir su kuşudur. Baş ve boyun siyah, yanaklardan çene altına uzanan geniş leke beyazdır. Bu beyaz alan, siyah baş üzerinde belirgin bir karşıtlık oluşturur ve türün en önemli tanı özelliklerinden biridir. Sırt ve kanatlar kahverengi olup tüylerin açık kenarları hafif pullu bir görünüm verir. Göğüs açık kahverengi veya grimsi kahverengi, karın daha açık, kuyruk üstü ve kuyruk altındaki alanlar beyazdır. Kuyruk koyu renkli, gaga ve bacaklar siyahtır. Erkek ve dişi benzer tüy desenine sahiptir; erkekler genellikle daha iridir. Gençler erişkinlere benzer, ancak renkleri ve baş desenleri daha soluk görünebilir. Alt türler arasında gövde büyüklüğü, boyun uzunluğu ve göğüs renginde farklılıklar bulunur. Benzer görünümlü küçük Kanada kazından ayrımında yalnızca büyüklük değil, gaganın uzunluğu, başın biçimi ve boyun oranı birlikte değerlendirilmelidir. Akyanaklı kazdan ise daha uzun boynu, kahverengi gövdesi ve beyazlığın yüzün tamamını kaplamamasıyla ayrılır. Uçuşta boynunu ileri uzatır ve güçlü kanat vuruşlarıyla ilerler. Sürüler sıklıkla V biçiminde veya eğik sıralar hâlinde uçar. Özellikle uçuş sırasında duyulan yüksek, boruyu andıran sesleri dikkat çekicidir.
Habitat
Kanada kazı, su alanlarıyla açık beslenme alanlarının yan yana bulunduğu ortamları tercih eder. Göller, göletler, nehir kıyıları, bataklıklar, kıyı sulak alanları ve suya yakın çayırlar başlıca yaşam alanlarıdır. Tarım arazileri, şehir parkları, geniş çimenlikler ve golf sahalarından da yararlanır. Kısa otlu alanlar hem beslenmesini hem de çevredeki tehlikeleri fark etmesini kolaylaştırır. Yakındaki su, dinlenme ve tehlikeden uzaklaşma açısından önemlidir. İnsanların bulunduğu ortamlara alışabilen topluluklar, yoğun kullanılan parklarda bile üreyebilir. Yuvasını çoğunlukla su yakınındaki kuru ve hafif yüksek zemine, küçük adalara veya kıyı bitkilerinin arasına yapar. Yuva kuru otlar, saplar ve diğer bitkisel malzemelerden oluşur; içi dişinin tüyleriyle döşenir. Dişi kuluçkaya yatarken erkek yakın çevrede bekleyerek yuvayı savunur. Yavrular yumurtadan çıktıktan kısa süre sonra yuvadan ayrılır ve ebeveynleriyle birlikte beslenme alanlarına gider. Üreme sonrasında kanat tüylerini değiştiren erişkinler bir süre uçamaz; bu dönemde güvenli su alanlarına yakın kalmaları önem kazanır.
Beslenme
Kanada kazının beslenmesi büyük ölçüde bitkiseldir. Otların yapraklarını ve genç sürgünlerini, su bitkilerini, tohumları ve çeşitli tahılları tüketir. Çayırlarda ve çimenliklerde yürüyerek otlar, gagasıyla bitkileri koparır. Sığ sularda başını ve uzun boynunu suya uzatarak su altındaki bitkilere ulaşabilir. Besin seçimi mevsime, habitatın yapısına ve kaynakların bolluğuna göre değişir. İlkbahar ve yaz aylarında taze yeşil bitkilerden yararlanırken sonbahar ve kışın tohumlar ve tarım alanlarında kalan tahıllar önem kazanabilir. Hasat edilmiş tarlalar, özellikle göç ve kış dönemlerinde kalabalık sürüleri çekebilir. Beslenmek için açık alanlara çıkan kuşlar, dinlenmek üzere yakındaki göl veya göletlere dönebilir. Yavrular da erken dönemden itibaren kendi besinlerini toplar; ebeveynleri onları uygun alanlara götürür ve tehlikelere karşı korur.