Yayılışı
Bülbül, Batı ve Güney Avrupa'dan Balkanlar ve Anadolu üzerinden Kafkasya, Levant ve İran'ın batısına kadar uzanan geniş bir üreme dağılımına sahip göçmen bir ötücüdür. Avrupa'da özellikle Akdeniz çevresi ile orta enlemlerde yaygındır; kuzeye doğru dağılımı seyrekleşir. Uzun mesafeli göçmendir ve üreme dönemi sona erdiğinde Afrika'ya yönelerek kışı Sahra'nın güneyindeki tropikal kuşakta geçirir. İlkbaharda yeniden kuzeye döner ve erkekler uygun üreme alanlarına ulaştıktan kısa süre sonra güçlü ötüşleriyle kendilerini belli eder. Türkiye türün önemli üreme alanlarından biridir ve uygun habitat bulunan hemen bütün bölgelerde yaz ziyaretçisi olarak görülebilir. Özellikle Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz'in uygun kesimleri, İç Anadolu'daki ağaçlıklı vadiler ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun çalılık akarsu çevrelerinde bulunur. İlkbahar ve sonbahar göçlerinde üreme habitatları dışında bahçeler, kıyı çalılıkları ve küçük ağaçlık alanlarda da görülebilir. Sonbaharda çoğunlukla sessiz olduğu için ilkbahara kıyasla çok daha kolay gözden kaçar.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Bülbül gösterişli renklerden yoksun, ince yapılı, iri gözlü, uzun bacaklı ve nispeten uzun kuyruklu bir ötücüdür. Üst taraf genel olarak sıcak kahverengi, kuyruk ve kuyruk sokumu ise sırtın geri kalanından daha belirgin kızıl-kestane tonlarındadır. Alt taraf kirli beyaz, açık gri ve soluk kahverengimsi tonların karışımındadır; boğaz daha açık, göğüs ise hafif gri-kahverengi görünür. Gaga ince ve sivri, göz koyu ve belirgindir. Erkek ve dişi dış görünüş bakımından birbirine çok benzer. Genç bireyler erişkinlerden farklı olarak üst ve alt tarafta açık uçlu tüylerin oluşturduğu benekli veya pullu bir desen taşır; buna rağmen kızılımsı kuyruk fark edilebilir. Çalıların içinde çoğunlukla yatay veya hafif dik durur, yerde ilerlerken uzun bacakları belirginleşir ve kuyruğunu zaman zaman kaldırıp indirir. Tüyleri sade olduğundan sahada en önemli tanıma özelliği sesidir. Erkeklerin ötüşü son derece güçlü, zengin ve değişkendir; berrak ıslıklar, yükselen ve alçalan diziler, hızlı triller ve karakteristik uzun crescendo bölümleri birbirini izler. Gündüz boyunca ötebildiği gibi özellikle eşleşmemiş erkeklerin gece ötmesi ünlüdür. Yoğun çalılığın içinde saklanan bir birey çok yakın mesafede olmasına rağmen görülmeyebilir; buna karşılık ötüşü yüzlerce metre uzaktan duyulabilir.
Habitat
Bülbülün temel habitat gereksinimi, zemine yakın yoğun bitki örtüsü ile beslenebileceği yaprak döküntülü açık bölümlerin bir arada bulunmasıdır. Dere ve nehir kıyılarındaki çalılıklar, böğürtlenlikler, söğütlükler, orman kenarları, fundalıklar, sık çitler, makilikler, meyve bahçelerinin kenarları, parklar, mezarlıklar ve büyük bahçeler kullanılabilir. Özellikle nemli topraklı, yoğun alt örtü taşıyan ve yaprak döküntüsü bakımından zengin alanlar elverişlidir. Büyük ve kapalı ormanların iç kesimlerinden ziyade çalı katmanı gelişmiş kenar habitatlarını tercih eder. Su kenarlarında sık görülmesine rağmen mutlaka sulak alana bağımlı değildir; yeterince sık çalı örtüsü bulunan kuru Akdeniz habitatlarında da yaşayabilir. Yuva çoğunlukla dişi tarafından yere veya zeminin hemen üzerine, yoğun otların, çalıların, köklerin ya da dökülmüş dalların arasına iyi gizlenmiş biçimde kurulur. Kuru yapraklar, otlar, ince saplar ve bitkisel liflerden yapılan fincan biçimli yuvanın içi daha ince ve yumuşak malzemelerle döşenir. Erkek yuva çevresindeki belirgin veya gizli tüneklerden uzun süre öter. Üreme döneminde çiftler bölgeci davranırken göç sırasında bu bağlılık azalır. Çalılıkların tamamen temizlenmesi, dere kenarı bitki örtüsünün kaldırılması, park ve bahçelerde alt örtünün aşırı düzenlenmesi tür için uygun saklanma ve yuvalama alanlarını azaltabilir.
Beslenme
Bülbül esas olarak böcekler ve diğer küçük omurgasızlarla beslenir. Kınkanatlılar, karıncalar, sinekler, küçük tırtıllar, çeşitli böcek larvaları, örümcekler ve solucanlar başlıca besinleri arasındadır. Avını çoğunlukla yerde veya zemine yakın seviyede arar; çalıların altındaki yaprak döküntülerini, çıplak toprak parçalarını ve bitki diplerini araştırır. Yavruların büyütüldüğü dönemde yumuşak gövdeli böcekler ve larvalar özellikle önem kazanır. Yaz sonundan itibaren böceklerin yanında böğürtlen, mürver ve benzeri çalıların küçük, yumuşak meyvelerini de tüketir. Göç öncesinde meyveler enerji rezervlerinin tamamlanmasına katkıda bulunur; ancak türün üreme dönemindeki beslenmesinin temelini omurgasızlar oluşturur.