Akkanatlı Sumru, Orta ve Doğu Avrupa'dan Karadeniz'in kuzeyi, Anadolu'nun doğusu ve Orta Asya üzerinden Sibirya ile Kuzeydoğu Çin'e kadar uzanan geniş fakat parçalı bir alanda ürer. Uzun mesafeli göçmendir; Avrupa ve Batı Asya popülasyonları kışı büyük ölçüde Sahra altı Afrika'da, daha doğudaki popülasyonlar ise Güney ve Güneydoğu Asya ile Avustralya'ya kadar uzanan bölgelerde geçirir. Türkiye göç yolları üzerinde önemli bir konumdadır. İlkbahar ve sonbahar geçişlerinde ülkenin birçok bölgesindeki göller, deltalar, sazlıklar ve sığ sulak alanlarda görülebilir. Özellikle Doğu Anadolu'daki uygun sulak alanlarda üreme kayıtları bulunur; bazı yıllarda başka bölgelerde de uygun koşullar oluştuğunda üreme girişimleri görülebilir. Göç döneminde tek bireyler halinde görülebilse de çoğunlukla küçük veya büyük sürüler oluşturur ve diğer bataklık sumrularıyla birlikte beslenebilir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Üreme giysisindeki erişkin son derece belirgindir. Baş, boyun, göğüs, karın ve sırt koyu siyah; kuyruk sokumu ve kuyruk beyazdır. Kanat üstündeki geniş beyaz alan, siyah gövdeyle güçlü bir karşıtlık oluşturur. Kanat altı örtüleri siyahtır; uçuş teleklerinin daha açık görünümü kuşun havadaki alacalı desenini belirginleştirir. Gaga koyu, bacaklar üreme döneminde kırmızımsıdır. Üreme dışı giyside görünüm tamamen değişir: alt taraf beyazlaşır, sırt ve kanatlar açık gri olur, başta özellikle kulak örtülerinde koyu lekeler kalır. Genç bireylerde sırt kahverengimsi-koyu, kuyruk sokumu açık renklidir. Kara Sumru ile özellikle geçiş ve kış giysisinde karıştırılabilir. Akkanatlı Sumrunun beyaz kuyruk sokumu, daha açık kanatları ve baş desenindeki farklılıklar ayrımda önemlidir. Uçuşu hafif, çevik ve hareketlidir; su üzerinde sürekli yön değiştirerek dolaşması tipiktir.
Habitat
Üreme döneminde esas olarak tatlı su sulak alanlarına bağlıdır. Sığ göller, bataklıklar, taşkın düzlükleri, sazlık kenarları, su basmış çayırlar ve yüzeyinde bol yüzen bitki bulunan durgun sular tercih edilir. Özellikle su seviyesinin uygun olduğu, geniş yüzen veya yükselen bitki örtüsü taşıyan geçici sulak alanlarda koloniler kurulabilir. Yuvalar çoğunlukla su yüzeyindeki bitki kümeleri üzerine veya çok sığ sudaki bitkisel zeminlere yapılır. İnce saz parçaları ve diğer su bitkileri kullanılarak oluşturulan yuva suya oldukça yakındır. Genellikle 2–3 yumurta bırakılır ve her iki eş kuluçka ile yavru bakımına katılır. Koloni halinde üremesi nedeniyle uygun bir sulak alanda çok sayıda çift bir arada bulunabilir. Üreme başarısı su seviyesine güçlü biçimde bağlıdır; hızlı çekilme yuvaları savunmasız bırakabilir, ani yükselme ise yuvaları su altında bırakabilir. Göç ve kış dönemlerinde habitat seçimi genişler; büyük göller, barajlar, nehirler, lagünler, deltalar, kıyı sulak alanları ve zaman zaman deniz kıyıları kullanılabilir.
Beslenme
Beslenmesinin büyük bölümünü böcekler ve diğer küçük omurgasızlar oluşturur. Su böcekleri, yusufçuklar, kınkanatlılar, çekirgeler, sinekler ve larvaların yanı sıra küçük balıklar, iribaşlar ve diğer küçük su canlılarını da tüketebilir. Diğer Chlidonias türleri gibi klasik sumruların yaptığı biçimde yüksekten suya tamamen dalarak balık avlamak yerine çoğunlukla su yüzeyine yakın, hafif ve çevik uçuşlarla beslenir. Su üzerinde uçarken yüzeydeki avı gagasıyla toplar, kısa süreli alçalışlarla küçük canlıları yakalar veya uçan böcekleri havada takip eder. Böceklerin yoğunlaştığı dönemlerde çok sayıda birey aynı alanda birlikte avlanabilir. Sadece su yüzeyiyle sınırlı değildir; sulak alan çevresindeki çayırlar ve tarım alanları üzerinde de uçan böcekleri yakalayabilir. Üreme döneminde yavrulara taşınan besinlerde büyük böcekler önemli yer tutar. Göç sırasında verimli sulak alanlarda yoğun biçimde beslenmesi, uzun mesafeli yolculuk için gerekli enerji rezervlerini yenilemesine yardımcı olur.