TÜR DETAYI

Kara Akbaba

Cinereous Vulture Aegypius monachus
Görülme
Yıl Boyu
Kara Akbaba - Aegypius monachus kuş fotoğrafı
Fiziksel özellikleri
Boy Boy 98-120 cm
Kanat Açıklığı Kanat Açıklığı 250-295 cm
Ağırlık Ağırlık 7000-14000 gr
Görüldüğü İller
Kara Akbaba Türkiye dağılım haritası
İllere göre görüldüğü aylar
İllere göre görüldüğü aylar
Türün sesi
Türün videoları
Videolar (5)
Koruma Durumu
IUCNBERNCITESMAKOSB
NTEk-IIEk-II-Ek-III
Kod Açıklamaları >

Yayılışı

Kara Akbaba, Güney Avrupa’dan Anadolu, Kafkasya ve Orta Asya üzerinden Moğolistan ile Çin’in kuzeyine kadar uzanan geniş fakat parçalı bir yayılışa sahiptir. Avrupa’daki popülasyonları özellikle İber Yarımadası, Balkanlar ve Türkiye çevresinde yoğunlaşırken Asya’da daha geniş alanlara dağılır. Kuzey ve doğudaki bazı popülasyonlar kışın daha güneye hareket eder; erişkinler genellikle üreme bölgelerine daha bağlıyken genç kuşlar çok daha geniş alanlarda dolaşabilir. Türkiye, türün Batı Palearktik’teki önemli üreme alanlarından biridir. İç Anadolu başta olmak üzere Batı ve Orta Karadeniz’in iç kesimleri, İç Ege ve uygun orman-bozkır geçişlerinin bulunduğu bölgelerde ürer. Eskişehir ve çevresindeki geniş ormanlık alanlar ülkedeki önemli üreme merkezleri arasındadır. Ankara, Bolu, Kütahya, Afyonkarahisar ve çevresindeki uygun habitatlarda da görülür. Üreme alanlarının dışında özellikle genç bireyler besin ararken çok geniş mesafeler kat edebilir. Türkiye’de yıl boyunca görülebilen bir türdür ve ülke, Avrupa ile Asya arasındaki popülasyonların korunması bakımından önemli bir konumdadır.

Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri

Kara Akbaba, dünyanın en iri uçabilen yırtıcı kuşlarından biri ve Türkiye’de görülen en heybetli akbabalardandır. Genel görünümü koyu kahverengi-siyaha yakın, gövdesi son derece güçlü ve kanatları çok geniştir. Erişkinlerde başın büyük bölümü açık renkli ve ince tüylerle kaplıdır; göz çevresi daha koyu görünür. Boynun dibinde kabarık, koyu renkli tüylerden oluşan belirgin bir yakalık bulunur. Gaga iri, güçlü ve yüksek yapılıdır; uç kısmındaki keskin kanca sert deri ve dokuları parçalamaya uyarlanmıştır. Genç bireyler erişkinlerden daha koyu, neredeyse siyaha yakın görünebilir; baş ve boyun renkleri de yaş ilerledikçe açılır. Uçuşta uzun ve çok geniş kanatları, belirgin parmaklı kanat uçları ve kısa, kama biçimine yaklaşan kuyruğuyla tanınır. Kanatlarını çoğunlukla düz veya hafif aşağı eğimli tutarak süzülür. Kanat çırpışı ağır ve güçlüdür. Termal hava akımlarını kullanarak fazla enerji harcamadan büyük yüksekliklere çıkabilir ve besin aramak için geniş alanları tarayabilir. Kızıl Akbaba’dan daha koyu rengi, daha iri başı, daha geniş ve düzgün görünümlü kanatları ile daha kısa kuyruğu sayesinde ayrılır. Yerde durduğunda iri gövdesi ve güçlü gagası özellikle dikkat çekicidir.

Habitat

Kara Akbaba, geniş ve sakin ormanlarla bunların çevresindeki açık beslenme alanlarının birlikte bulunduğu mozaik habitatları tercih eder. Türkiye’de özellikle yaşlı karaçam ve sarıçam ormanları önemli yuvalama ortamlarıdır. Üreme için insan faaliyetlerinin sınırlı olduğu, büyük ve sağlam ağaçların bulunduğu ormanlık alanlara ihtiyaç duyar. Diğer birçok akbabanın aksine yuvasını çoğunlukla kayalıklara değil, büyük ağaçların üst bölümlerine yapması türün en karakteristik özelliklerinden biridir. Dallardan oluşturulan yuva çok büyük ve ağır bir platform haline gelebilir; aynı yuva onarılarak sonraki yıllarda yeniden kullanılabilir. Genellikle tek yumurta bırakılır ve yavrunun gelişimi uzun sürdüğünden üreme başarısı güvenli bir çevreye bağlıdır. Beslenmek için ormandan çıkarak bozkırlar, meralar, dağlık açık araziler ve hayvancılığın sürdüğü geniş alanlarda dolaşır. Yuvalama ormanlarının kesilmesi, üreme dönemindeki insan rahatsızlığı ve açık beslenme alanlarının bozulması türü olumsuz etkiler. Bu nedenle yalnızca yuva ağacının değil, çevresindeki geniş orman ve beslenme alanlarının birlikte korunması önem taşır.

Beslenme

Kara Akbaba esas olarak leşle beslenen bir türdür. Besinlerinin önemli bölümünü koyun, keçi, sığır ve diğer büyük memelilerin leşleri ile yabani memeli kalıntıları oluşturur. Çok güçlü gagası sayesinde diğer bazı akbabaların parçalamakta zorlandığı sert deri, kas ve bağ dokularını açabilir. Leş başında iri yapısı nedeniyle çoğu zaman baskın türlerden biridir ve diğer akbabaları besinden uzaklaştırabilir. Havada süzülürken geniş arazileri görsel olarak tarar; yerde toplanan diğer leşçil kuşların hareketlerinden de besin kaynağının yerini belirlemede yararlanabilir. Nadiren küçük veya savunmasız canlıları yakaladığı bilinse de beslenmesinin temelini leş oluşturur. Hayvancılığın geleneksel biçimde sürdürüldüğü açık araziler bu nedenle önemli beslenme alanlarıdır. Leşlerin doğadan hızla kaldırılması, zehirli yemler ve veteriner ilaçlarıyla kirlenmiş hayvan kalıntıları tür için ciddi risk oluşturabilir.