Karabaşlı İskete, Avrupa’nın büyük bölümünden Rusya ve Sibirya üzerinden Doğu Asya’ya kadar uzanan geniş bir dağılıma sahip küçük bir ispinoz türüdür. Kuzey ve Orta Avrupa ile Asya’nın serin kuşağındaki ibreli ve karışık ormanlar başlıca üreme alanlarını oluşturur. Popülasyonların bir bölümü yerleşikken kuzey ve doğudaki bireylerin önemli kısmı sonbaharda güneye ve batıya hareket eder. Göç hareketleri her yıl aynı yoğunlukta değildir; özellikle ladin, huş ve kızılağaç gibi temel besin ağaçlarının tohum verimine bağlı olarak bazı yıllarda çok daha geniş alanlara yayılabilir. Türkiye’de esas olarak kış göçmeni ve geçit kuşudur. Doğu ve Güneydoğu Anadolu dışında ülkenin büyük bölümünde sonbahardan ilkbahara kadar görülebilir. Karadeniz dağları başta olmak üzere Uludağ ve Torosların uygun yüksek kesimlerinde üremesi veya yaz boyunca bulunması mümkündür. Sonbahar hareketleri eylül-ekim döneminde belirginleşir; kışın uygun beslenme alanlarında kalabalık sürüler oluşturabilir. İlkbaharda kuzeydeki üreme alanlarına dönüş başlar. Göç ve kışlama dönemlerinde diğer ispinozlarla karışık sürüler halinde görülmesi yaygındır.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Yaklaşık 11–13 cm uzunluğunda, 20–23 cm kanat açıklığında ve ortalama 12–15 gram ağırlığında, küçük ve hareketli bir ispinozdur. İnce yapılı gövdesi, sivri gagası ve belirgin çatallı kuyruğu karakteristiktir. Erkeğin başının tepesi ve küçük gıdı bölgesi siyah, yüzü ve göğsü parlak sarı-yeşildir. Sırtı yeşilimsi ve koyu çizgili, karın bölgesi daha açık renklidir. Siyah kanatlar üzerindeki geniş sarı bant, sarı kuyruk sokumu ve kuyruğun yanlarındaki sarı alanlar özellikle uçuş sırasında dikkat çeker. Dişi daha soluk gri-yeşil renklidir, başında siyah başlık bulunmaz ve gövdesindeki koyu çizgiler daha belirgindir. Genç bireyler daha açık kahverengimsi-gri, yoğun çizgili ve erişkinlerden daha az sarıdır. Erkek, dişi ve gençlerde kanattaki sarı desen korunmakla birlikte parlaklığı değişir. Son derece hareketli ve akrobatiktir; ince dallara tutunabilir, beslenirken baş aşağı sarkabilir. Sürüler sürekli cıvıltılı çağrı sesleri çıkarır. Üreme döneminde erkek, ağaç tepelerinden veya dalgalı gösteri uçuşları sırasında hızlı ve kesintisiz bir ötüş sergiler.
Habitat
Üreme döneminde başta ladin, köknar ve çam olmak üzere ibreli ormanları ve ibreli ağaçların yoğun olduğu karışık ormanları tercih eder. Olgun ağaçların bulunduğu serin ve nemli dağ ormanları önemli üreme habitatlarıdır. Tohum bakımından zengin ormanların varlığı yalnızca beslenmesini değil, bazı bölgelerde üreme zamanını ve yoğunluğunu da etkileyebilir. Yuvasını çoğunlukla yüksek bir ibreli ağacın dış dallarına, kolay fark edilmeyecek biçimde kurar. Küçük ve düzgün yuva ince dallar, kök parçaları, yosun ve likenlerle hazırlanır; iç kısmı daha yumuşak bitkisel malzemelerle döşenir. Genellikle 4–5 yumurta bırakır ve kuluçka yaklaşık 12–13 gün sürer. Üreme dönemi dışında habitat seçimi genişler. Kışın kızılağaç ve huş toplulukları, dere kenarları, ağaçlık açık araziler, parklar, bahçeler, tarım alanlarının kenarları ve tohum sağlayan ağaçların bulunduğu yerlerde görülebilir. Besinin bol olduğu alanlarda büyük sürüler uzun süre aynı bölgede kalabilir; tohumların azalmasıyla başka alanlara geçerek oldukça hareketli bir yaşam sürer.
Beslenme
Karabaşlı İsketenin beslenmesinin büyük bölümünü küçük ağaç ve otsu bitki tohumları oluşturur. Kızılağaç, huş ve çeşitli ibreli ağaçların tohumları özellikle önemlidir; ladin tohumlarının bol olduğu dönemlerde bunlardan yoğun biçimde yararlanır. İnce ve sivri gagası kozalakların ve küçük tohum kümelerinin arasından tohumları çıkarmaya uygundur. Beslenirken ağacın ince uç dallarında çevik biçimde hareket eder, yana veya baş aşağı asılarak ulaşılması güç tohumları toplayabilir. Kışın kızılağaç ve huşların tohumlu kediciklerinde beslenen kalabalık sürüler karakteristiktir. Ayrıca karaağaç ve çeşitli otsu bitkilerin tohumlarını, tomurcukları ve küçük meyveleri tüketir. İlkbahar ve yaz aylarında beslenmesine böcekler, böcek larvaları, örümcekler ve diğer küçük omurgasızlar da katılır. Üreme döneminde hayvansal besinlerin önemi artabilmekle birlikte yavruların beslenmesinde ibreli ağaç tohumlarının da önemli yer tuttuğu belirlenmiştir. Kışın doğal tohumların azaldığı dönemlerde bahçelerdeki yemliklere gelebilir ve özellikle küçük yağlı tohumlardan yararlanabilir.