Yayılışı
Kerkenez, Avrupa, Afrika ve Asya'nın geniş bölümünde yayılış gösteren, dünyanın en tanınmış küçük doğanlarından biridir. Batı Avrupa ve Akdeniz çevresindeki popülasyonların önemli bölümü yerleşikken kuzey ve doğuda üreyen kuşlar kışın daha ılıman bölgelere göç eder. Türkiye'de yıl boyunca görülen, yaygın ve üreyen bir yırtıcıdır; ayrıca göç dönemlerinde kuzeyden gelen bireylerle sayısı artabilir. Açık tarım alanları, bozkırlar, meralar, kırsal yerleşimler ve şehir çevreleri ülkemizde başlıca yaşam alanlarıdır. İnsan yapımı alanlara uyum sağlayabilmesi sayesinde büyük kentlerin merkezlerinde bile üreyebilir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
İnce gövdeli, uzun ve sivri kanatlı, nispeten uzun kuyruklu küçük bir doğandır. Erişkin erkekte baş ve kuyruk gri, sırt sıcak kızıl-kahverengi üzerine küçük siyah beneklidir. Kuyruğun ucunda geniş siyah bir bant bulunur. Alt taraf açık krem veya sarımsı zemin üzerinde koyu beneklidir. Dişi daha kahverengi görünür; başı gri değildir, sırt ve kanat üstlerinde daha belirgin koyu enine desenler vardır ve kuyruğu çok sayıda koyu bant taşır. Genç bireyler genel olarak dişiye benzer. Göz çevresi ve gaga tabanı sarı, gaganın ucu koyu ve kancalıdır; bacaklar sarıdır. Arazide en karakteristik davranışı havada aynı noktada asılı kalır gibi yaptığı av arama uçuşudur. Rüzgâra karşı dönerek hızlı kanat vuruşlarıyla bulunduğu yeri korur, kuyruğunu açıp küçük düzeltmeler yaparak aşağıdaki zemini tarar. Küçük Kerkenez ile karıştırılabilir; Kerkenez erkeğinin sırtındaki siyah benekler, kanatlardaki daha koyu desen ve başındaki belirgin koyu bıyık çizgisi ayrımda yardımcıdır. Dişi ve gençlerde ayrım daha zordur ve birden fazla özelliğin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Habitat
Kerkenez esas olarak açık ve yarı açık alanların yırtıcısıdır. Bozkırlar, meralar, çayırlar, ekili tarlalar, nadas alanları, kırsal yol kenarları, fundalık açıklıkları, taşlık yamaçlar ve seyrek ağaçlı araziler başlıca habitatlarıdır. Ormanların kapalı iç kesimlerinden genellikle kaçınır; buna karşılık orman kenarlarını ve geniş açıklıkları avlanmak için kullanabilir. İnsan yerleşimlerine son derece iyi uyum sağlamıştır. Köylerde, kasabalarda ve büyük şehirlerde yüksek binalar, kuleler, köprüler, tarihi yapılar, fabrikalar ve benzeri yapılarda yuvalayabilir. Kendi yuvasını inşa etmez; kaya oyukları, uçurum çıkıntıları, bina boşlukları ve eski karga yuvaları gibi hazır yerlerden yararlanır, uygun yuva kutularını da kullanabilir. Kuluçkanın büyük bölümünü dişi üstlenirken erkek av getirir; yavrular çıktıktan sonra her iki ebeveyn beslenmeye katkıda bulunur. Üreme alanının yakınında kısa veya orta boylu ot örtüsüne sahip açık avlanma sahalarının bulunması önemlidir. Yol kenarları ve boş araziler de kemirgen yoğunluğu nedeniyle değerli beslenme alanları olabilir.
Beslenme
Kerkenezin temel avlarını küçük memeliler oluşturur; özellikle tarla fareleri ve diğer küçük kemirgenler birçok bölgede beslenmenin önemli bölümünü meydana getirir. Bunun yanında küçük kuşlar, kertenkeleler, büyük böcekler, çekirgeler, kınkanatlılar, solucanlar da yakalar. Diyet bulunduğu bölgeye ve mevsime göre değişir. Kemirgenlerin azaldığı dönemlerde böcekler, sürüngenler veya küçük kuşların önemi artabilir. En bilinen avlanma yöntemi açık arazi üzerinde havada asılı kalarak zemini taramasıdır. Avını belirlediğinde kanatlarını kapatıp hızla aşağı iner ve güçlü pençeleriyle yakalar. Enerji tasarrufu gerektiğinde elektrik direği, tel, ağaç, kaya veya bina gibi yüksek bir noktaya tüneyerek de av arar. Görme yeteneği çok gelişmiştir; küçük memelilerin hareketlerini yüksekten fark edebilir ve kemirgenlerin bıraktığı, ultraviyole ışığı yansıtan idrar izlerinin av alanlarını belirlemesine yardımcı olabildiği gösterilmiştir. Avını çoğunlukla yerde yakalar ve güvenli bir tünekte tüketir. Üreme döneminde erkek yakaladığı avı dişiye veya yuvaya taşır; yavrular büyüdükçe gereken besin miktarı hızla artar. Tarım alanlarında kemirgen ve iri böceklerle beslenmesi nedeniyle doğal avcı olarak ekosistemde önemli bir işlev görür.