Yayılışı
Kızılgerdan, Avrupa’nın büyük bölümünden Kuzey Afrika’ya, Anadolu’dan Kafkasya ve Batı Asya’ya kadar uzanan geniş bir dağılıma sahiptir. Batı ve Güney Avrupa’daki popülasyonların önemli bölümü yerliyken kuzey ve doğuda üreyen bireyler daha belirgin göç hareketleri gösterir. Türkiye’de Marmara, Karadeniz ve Kuzey Ege başta olmak üzere uygun habitatlarda yıl boyunca görülebilir; ülkenin birçok bölgesinde ise özellikle sonbahar ve kış aylarında sayısı artar. Kuzeyden gelen göçmenlerin yerli bireylere katılması nedeniyle kışın park, bahçe, çalılık ve ağaçlık alanlarda oldukça yaygınlaşabilir. Sonbahar göçü yaz sonundan itibaren başlar ve ekim-kasım aylarında yoğunlaşır; ilkbaharda kuzeye dönüş hareketi çoğunlukla mart ve nisan aylarında gerçekleşir. Göç davranışı yaşa, coğrafi kökene ve iklim koşullarına göre değişebilir. Bazı bireyler yıl boyunca aynı bölgede kalırken bazıları yüzlerce kilometre güneye iner. Göç sırasında geceleri hareket edebilir, gündüzleri ise uygun çalılık ve ağaçlık alanlarda dinlenip beslenir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Yaklaşık 12,5–14 cm uzunluğunda, 20–22 cm kanat açıklığında ve çoğunlukla 14–21 gram ağırlığında küçük, tombul yapılı bir ötücüdür. Görece iri ve yuvarlak başı, büyük koyu gözleri, ince sivri gagası ve uzun sayılabilecek bacakları karakteristik görünümünü oluşturur. Erişkinlerde alın, yüz, boğaz ve göğsün üst bölümünü kaplayan canlı turuncu-kızıl alan en belirgin tanı özelliğidir. Bu alanın kenarlarında mavimsi-gri bir geçiş bulunur. Üst tarafları zeytin tonlu kahverengi, karın ve kuyruk altı ise açık gri-beyazdır. Erkek ve dişi dış görünüş bakımından birbirine çok benzer ve arazide güvenilir biçimde ayrılmaları zordur. Genç bireylerde turuncu-kızıl göğüs bulunmaz; vücudun üst ve alt tarafları sarımsı-açık kahverengi beneklerle kaplıdır ve genel görünüm belirgin biçimde pulludur. Genellikle dik durur, yerde kısa sıçramalarla ilerler ve sık sık durarak çevresini gözler. Küçük yapısına rağmen oldukça bölgecidir. Üreme dönemi dışında da beslenme alanını diğer kızılgerdanlara karşı savunabilir. Melodik ve ince ötüşü yılın büyük bölümünde, sonbahar ve kış aylarında bile duyulabilir.
Habitat
Nemli ve gölgeli yaprak döken ormanlar, karışık ormanlar, orman kenarları, dere boyları, sık çalılıklar ve yoğun alt bitki örtüsüne sahip ağaçlık alanlar başlıca yaşam ortamlarıdır. Parklara, bahçelere, mezarlıklara, çitlerle çevrili tarım alanlarına ve şehir içindeki yeşil alanlara da kolaylıkla uyum sağlar. Korunak sağlayan sık bitki örtüsü ile beslenebileceği açık veya seyrek zeminlerin yan yana bulunduğu alanları özellikle tercih eder. Kışın besin bulmak amacıyla insan yerleşimlerine daha fazla yaklaşabilir. Yuvasını çoğunlukla yere veya yere çok yakın, iyi gizlenmiş bir noktaya kurar. Ağaç kökleri arasındaki boşluklar, toprak oyukları, kıyılar, sarmaşıklar, sık bitkiler ve duvarlardaki korunaklı boşluklar kullanılabilir. Yuva kuru yaprak, yosun ve otlardan yapılır, iç kısmı daha ince bitkisel malzemelerle döşenir. Genellikle 5–6 yumurta bırakır ve uygun koşullarda aynı üreme döneminde ikinci bir kuluçka gerçekleştirebilir.
Beslenme
Beslenmesinin temelini böcekler ve diğer küçük omurgasızlar oluşturur. Böcek larvaları, kınkanatlılar, örümcekler, solucanlar, küçük salyangozlar ve toprak yüzeyinde yaşayan çeşitli omurgasızları tüketir. Besinini çoğunlukla yerde arar; yaprak döküntülerinin arasında dolaşır, gevşek yüzeyleri araştırır ve gördüğü avları hızlı hareketlerle yakalar. Sık kullandığı yöntemlerden biri yere yakın bir dal veya başka bir tünekten zemini gözlemek, fark ettiği avın üzerine inmek ve ardından tekrar korunaklı bir noktaya dönmektir. Toprak kazılan bahçelerde ortaya çıkan solucan ve böceklerden yararlanmak için insanların oldukça yakınına gelebilir. Sonbahar ve kış aylarında omurgasızların azalmasıyla meyveler, küçük tohumlar ve diğer yumuşak bitkisel besinlerin diyetteki payı artar. Kışın besinin sınırlı olduğu dönemlerde verimli beslenme alanlarını diğer bireylere karşı savunabilir.