Yayılışı
Küçük Batağan Avrupa, Afrika ve Asya'nın geniş bir bölümüne yayılmış, farklı bölgelerde yerleşik veya kısmen göçmen davranış gösteren bir su kuşudur. Avrupa'dan Türkiye, Kafkasya ve Orta Doğu üzerinden Orta ve Güney Asya'ya, doğuda Japonya'ya kadar uzanan geniş bir dağılımı vardır; Afrika'nın büyük bölümünde de yaşar. Türkiye türün doğal yayılış alanının merkezinde bulunur ve uygun sulak alanlarda yıl boyunca görülebilir. Ilıman bölgelerde yaşayan bireylerin önemli bir bölümü yerleşikken kuzey ve kuzeydoğudaki popülasyonlar kışın suların donmasıyla daha sıcak bölgelere hareket eder. Üreme dönemi dışında küçük göletlerden ayrılarak daha büyük göller, nehirler, barajlar, haliçler ve korunaklı kıyı sularına geçebilir. Uçuş halinde çok sık görülmemesi ve tehlike karşısında uçmak yerine dalarak uzaklaşmayı tercih etmesi nedeniyle hareketleri kolay fark edilmez. Mevsimsel yağışlarla oluşan geçici sulak alanları kısa sürede kullanabilmesi, türün değişken su koşullarına uyum sağlayabildiğini gösterir.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Yaklaşık 25–29 cm uzunluğunda, 40–45 cm kanat açıklığında ve 130–240 gram ağırlığında, Avrupa'daki batağanların en küçüğüdür. Gövdesi kısa ve yuvarlak, boynu kısa, kuyruğu ise neredeyse görünmeyecek kadar küçüktür. Üreme giysisindeki erişkinin başı ve sırtı koyu kahverengi, yanakları ve boynunun ön kısmı belirgin kestane-kızılıdır. Gaga kısa ve sivri, gaga köşesindeki açık sarı leke ise karakteristik bir tanı özelliğidir. Üreme dışı dönemde kızıl renkler kaybolur; baş ve üst taraf kahverengimsi, yanaklar ve boyun daha açık kirli sarı-gri tonlara dönüşür. Erkek ve dişi görünüş bakımından birbirine çok benzer. Gençlerin baş ve boynunda açık ve koyu uzunlamasına çizgiler bulunur. Suda çoğu zaman tüylerini kabartmış, arka tarafı yuvarlak küçük bir top görünümündedir. Üreme döneminde verdiği hızlı, yükselip alçalan kişnemeyi andıran tril sesi çok karakteristiktir ve yoğun sazlık içinde görünmeyen kuşun yerini ele verebilir.
Habitat
Küçük Batağan özellikle sığ, sakin ve su bitkileri bakımından zengin tatlı su alanlarını tercih eder. Küçük göller, köy ve çiftlik göletleri, sazlıklı havuzlar, bataklıklar, yavaş akan nehirler, kanallar, taşkın alanları ve baraj göllerinin bitkili kıyıları kullanılabilir. Diğer batağanlardan farklı olarak oldukça küçük su alanlarında bile üreyebilmesi önemli bir özelliğidir. Üreme döneminde açık su ile saz, kamış, nilüfer ve diğer su bitkilerinin birlikte bulunduğu alanlar özellikle uygundur. Yuva, su bitkilerinden yapılan ve çoğunlukla kıyı bitkilerine tutturulan yüzer bir platformdur. Genellikle 4–6 yumurta bırakılır ve kuluçkaya her iki eş de katılır; kuluçka yaklaşık 20–25 gün sürer. Yavrular yumurtadan çıktıktan kısa süre sonra yüzebilir ancak ilk dönemde ebeveynlerinin sırtına çıkarak dinlenir ve korunurlar. Üreme sonrasında daha açık sulara geçebilir; kışın nehirler, akarsular, haliçler, acı su lagünleri ve korunaklı kıyı alanlarında da görülebilir.
Beslenme
Küçük Batağan diğer birçok batağana göre küçük balıklara daha az bağımlıdır ve beslenmesinde sucul omurgasızlar önemli yer tutar. Su böcekleri ve larvaları, yusufçuk larvaları, çeşitli sinekler, kınkanatlılar, sucul böcekler, küçük kabuklular ve yumuşakçaların yanında küçük balıkları da tüketir. Balıkların önemi özellikle kış döneminde artabilir. Avlanırken kısa süreli dalışlar yapar; çoğunlukla yaklaşık bir metre derinlikte beslenmesine rağmen gerektiğinde daha derine inebilir. Dalışları genellikle 10–25 saniye kadar sürer. Sualtında ayaklarını kullanarak ilerler ve avını bitkiler arasında takip eder. Bazen başını suya sokarak yüzeyin altını araştırır veya su bitkilerinin üzerinden küçük canlıları toplar. Ördek ve sakarmekelerin bitkileri karıştırırken ortaya çıkardığı omurgasızlardan yararlandığı da gözlenmiştir. Yavrular başlangıçta ebeveynlerin getirdiği küçük ve kolay yutulabilen avlarla beslenir. Küçük Batağanın hem böcek hem balık tüketebilmesi, küçük ve mevsimsel sulak alanlardan büyük göllere kadar farklı su sistemlerinden yararlanabilmesini kolaylaştırır.