Yayılışı
Sakarca, Kuzey Yarımküre’nin kutup ve tundra kuşağında üreyen, uzun mesafeli göçler yapan bir kaz türüdür. Avrasya’daki üreme alanları kuzey Rusya’dan Sibirya’nın geniş tundralarına kadar uzanır. Sonbaharda güneye ve güneybatıya göç ederek Batı ve Orta Avrupa, Karadeniz çevresi, Balkanlar, Anadolu, Kafkasya ve Hazar çevresindeki kışlama bölgelerine ulaşır. Türkiye’de başlıca kış göçmeni ve geçit kuşudur. Sonbaharda gelen sürüler kış boyunca özellikle geniş sulak alanlar, göller, deltalar ve bunların çevresindeki tarım arazilerinde bulunur; ilkbaharda kuzeydeki üreme alanlarına geri döner. Göç ve kış döneminde son derece sosyaldir ve binlerce bireyin bir araya gelebildiği büyük sürüler oluşturabilir. Diğer kaz türleriyle, özellikle Boz Kaz ve Küçük Sakarca ile aynı alanlarda görülebilir. Aile bağları güçlüdür; eşler uzun süre birlikte kalabilir ve genç kuşlar ilk kış boyunca ebeveynleriyle hareket edebilir. Göç sırasında sürüler karakteristik V düzeninde veya uzun sıralar halinde uçar.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Tıknaz gövdeli, nispeten kısa boyunlu ve kompakt görünümlü gri-kahverengi bir kazdır. Erişkinlerde en belirgin özellik, gaga dibini çevreleyen geniş beyaz alın lekesidir. Gaga pembemsi veya pembemsi-turuncu, bacaklar turuncudur. Baş ve boyun koyu kahverengi, sırt ve kanatlar gri-kahverengidir; tüylerin açık kenarları üst tarafta düzenli bir desen oluşturur. Erişkinlerin karın bölgesinde değişken yoğunlukta düzensiz siyah enine lekeler bulunur. Kuyruk altı beyazdır ve uçuş sırasında kuyruk sokumu çevresindeki açık alan dikkat çeker. Genç bireylerde beyaz alın lekesi ve karındaki siyah desen henüz gelişmemiştir; genel görünüşleri daha sade ve kahverengidir. Küçük Sakarca ile ayrımı özellikle dikkat gerektirir. Küçük Sakarca daha narin yapılı ve kısa gagalıdır; beyaz alın lekesi başın üzerinde daha yukarı uzanır ve erişkinlerde belirgin sarı göz halkası bulunur. Boz Kaz ise daha iri ve uzun boyunlu görünür, alnında beyaz leke bulunmaz. Sakarcanın uçuş çağrıları tiz, müzikal ve uzaktan kolay fark edilen tekrarlı seslerden oluşur.
Habitat
Üreme döneminde açık Arktik tundrayı, göl ve nehir çevresindeki sazlık ve çayırlık alanları, bataklıkları ve suya yakın alçak bitki örtüsünü kullanır. Yuvasını yerde, çoğunlukla göl, havuz veya akarsu yakınındaki ot ve bodur çalılar arasında açılan sığ bir çukura kurar. Yuva çevredeki bitkilerle hazırlanır ve iç kısmı dişinin tüyleriyle döşenir. Yumurtadan çıkan yavrular kısa süre içinde yuvayı terk ederek ebeveynlerini takip eder ve kendi başlarına beslenmeye başlar. Üreme dışındaki dönemde habitat seçimi değişir. Büyük göller, deltalar, taşkın ovaları, bataklıklar ve sığ sulak alanlar güvenli dinlenme ve geceleme yerleri sağlarken çevredeki çayırlar, meralar, anızlar ve tahıl tarlaları temel beslenme alanlarını oluşturur. Gündüzleri beslenmek için sulak alandan kilometrelerce uzaklaşabilir, akşamları ise sürüler halinde güvenli açık suya döner.
Beslenme
Sakarca ağırlıklı olarak otçuldur. Üreme alanlarında çeşitli tundra bitkilerinin yaprakları, sürgünleri, sazlar, otlar, kökler, yumrular ve meyvelerle beslenir. Sonbahar ve kış döneminde çayır otları, yabani bitkilerin tohumları ve tarımsal ürünler daha önemli hale gelir. Buğday, arpa, yulaf, mısır ve diğer tahılların hasat sonrasında tarlada kalan tanelerinden yoğun biçimde yararlanabilir. Beslenirken çoğunlukla sürü halinde açık arazide yürüyerek otları koparır veya yerdeki tohumları toplar. Sığ sularda başını suya daldırarak su bitkilerine ulaşabilir. Sabah erken saatlerde geceleme alanlarından topluca ayrılan sürüler gün boyunca uygun tarlalar ve çayırlarda beslenir, akşam yeniden güvenli sulak alanlara döner. Kışın kar örtüsü veya don nedeniyle besine erişim zorlaştığında sürüler daha elverişli alanlara doğru bölgesel hareketler yapabilir.