TÜR DETAYI

Sarı Çinte

Yellowhammer Emberiza citrinella
Görülme
Yıl Boyu
Sarı Çinte - Emberiza citrinella kuş fotoğrafı
Fiziksel özellikleri
Boy Boy 15.5-17 cm
Kanat Açıklığı Kanat Açıklığı 23-29 cm
Ağırlık Ağırlık 20-36 gr
Görüldüğü İller
Sarı Çinte Türkiye dağılım haritası
İllere göre görüldüğü aylar
İllere göre görüldüğü aylar
Türün sesi
Türün videoları
Videolar (1)
Koruma Durumu
IUCNBERNCITESMAKOSB
LCEk-II--Ek-III
Kod Açıklamaları >

Yayılışı

Sarı Çinte, Avrupa'nın büyük bölümünden doğuya doğru Batı ve Orta Sibirya ile kuzeybatı Moğolistan'a kadar uzanan geniş bir Palearktik yayılışa sahiptir. İskandinavya'nın kuzeyine kadar ulaşmasına rağmen Akdeniz'in sıcak ve kurak kıyı kuşağında daha seyrektir. Popülasyonların göç davranışı bölgelere göre değişir. Batı ve Orta Avrupa'daki kuşların önemli bölümü yerleşik veya kısa mesafeli hareketler yaparken kuzey ve doğudaki popülasyonlar kışın daha güneye iner. Kışlama döneminde Anadolu, Orta Doğu, Hazar çevresi ve Orta Asya'nın daha ılıman kesimlerine ulaşan bireyler bulunur. Türkiye türün ana üreme alanının güney sınırına yakın konumdadır ve özellikle kış döneminde ve geçişlerde görülür. Üreme dönemi dışında sürü oluşturma eğilimi artar; tarım alanlarında diğer çinteler ve ispinozlarla birlikte beslenen topluluklara katılabilir.

Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri

Yaklaşık 16–17 cm uzunluğunda, 24–30 gram ağırlığında, orta büyüklükte ve güçlü gagalı bir çintedir. Üreme dönemindeki erkek oldukça dikkat çekicidir; baş ve alt taraflarda parlak limon sarısı hâkimdir. Başta ince koyu çizgiler, göğüs ve yanlarda kahverengimsi çizgilenmeler bulunur. Sırt sıcak kahverengi tonlarında ve koyu çizgilidir; kuyruk sokumundaki kızıl-kestane renk önemli bir tanı özelliğidir. Dişi daha soluk, daha yoğun çizgili ve sarı renkleri daha sınırlıdır. Genç bireyler dişiye benzer ancak genel görünümleri daha kahverengidir. Gaga kısa, kalın ve konik olup tohumları ayıklamaya uygundur. Kuyruk nispeten uzundur ve dış kuyruk tüylerinde beyazlık bulunur. Erkek üreme döneminde çoğunlukla çalıların, küçük ağaçların, direklerin veya çitlerin tepesinde açıkta öter. Uçuşu doğrudan ve genellikle alçaktır; kanat vuruşları arasındaki kısa süzülmeler uçuşa hafif dalgalı bir görünüm verebilir.

Habitat

Sarı Çinte açık ve yarı açık kırsal alanların karakteristik kuşlarından biridir. Tarım arazileri, çayırlar, meralar, çalılıklar, fundalıklar, orman açıklıkları ve genç ağaçlandırma alanlarında yaşayabilir. En uygun habitatlarda açık beslenme alanlarıyla çitler, çalı kümeleri ve seyrek ağaçlar birlikte bulunur. Tamamen kapalı ormanlardan kaçınır. Tarımsal bölgelerde tarla sınırları, çitler, yol kenarları ve uzun otlu şeritler hem beslenme hem de yuvalama açısından önemlidir. Yuvasını çoğunlukla yere veya yere çok yakın, yoğun otların ya da alçak çalıların arasına gizler. Yuvayı esas olarak dişi yapar; kuru otlar ve bitkisel materyalle hazırlanan çanak biçimli yuvaya genellikle 3–5 yumurta bırakılır. Üreme dönemi dışında tarım alanlarına daha fazla yönelir ve hasat edilmiş tarlalarda sürüler halinde görülebilir. Kışın yoğun kar örtüsü besine ulaşmayı güçleştirdiğinde çiftlik çevreleri ve tahıl bulunan alanlar önem kazanabilir.

Beslenme

Beslenmesinin temelini yılın büyük bölümünde bitki tohumları oluşturur. Yabani otların, çayır bitkilerinin ve tahılların tohumlarını tüketir; hasat sonrasında tarlalarda kalan buğday ve diğer tahıl taneleri özellikle kışın önemli bir kaynak haline gelir. Besinini çoğunlukla yerde yürüyerek veya sıçrayarak arar ve güçlü konik gagasıyla tohumların kabuklarını ayırabilir. Üreme döneminde beslenme belirgin biçimde değişir ve böceklerle diğer küçük omurgasızların önemi artar. Özellikle yavrular ilk gelişme dönemlerinde protein bakımından zengin böceklerle beslenir. Tırtıllar, kınkanatlılar, sinekler, örümcekler, solucanlar ve çeşitli küçük omurgasızlar tüketilebilir. Erişkinler de ilkbahar ve yaz boyunca hayvansal besinlerden yararlanır. Sonbahardan itibaren yeniden tohum ağırlıklı beslenmeye geçilir ve bireyler zengin besin alanlarında sürüler oluşturur. Kış boyunca hasat sonrası anızların ve yabani tohum üreten tarla kenarlarının varlığı türün yeterli besin bulabilmesi açısından özellikle önemlidir.