Kıyı Balıkçılı, tropikal ve subtropikal kıyılara güçlü biçimde bağlı bir balıkçıldır. Doğal dağılışı iki ana kuşakta görülür. Batı Afrika formu Atlas Okyanusu kıyılarında Moritanya ve Senegal çevresinden Gine Körfezi boyunca Gabon'a kadar uzanırken, doğudaki schistacea formu Doğu Afrika kıyıları, Kızıldeniz, Arap Yarımadası, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'nun kuzeybatı kıyıları üzerinden Hindistan'a kadar yayılır. Çoğu popülasyon yerleşik veya kısa mesafeli hareketlidir. Türkiye türün düzenli dağılım alanının kuzeyinde kalır ve Kıyı Balıkçılı ülkemizde çok seyrek görülen bir konuktur. Türkiye'de karşılaşılan bireylerin değerlendirilmesinde Küçük Ak Balıkçıl ile benzerlik ve iki tür arasında bildirilen melezleşme olasılığı nedeniyle ayrıntılı fotoğraf ve yapısal özellikler önem taşır.
Tanımlanması ve Fiziksel Özellikleri
Kıyı Balıkçılı en dikkat çekici olarak iki temel renk formunda görülür. Koyu formun gövdesi arduvaz grisi ile koyu füme arasında değişir; boğazda küçük beyaz bir alan bulunabilir. Açık form ise bütünüyle beyaza yakın görünür ve bu nedenle Küçük Ak Balıkçıl ile kolayca karıştırılabilir. Ara renklenmeler de görülebilir. Gaga uzun ve güçlüdür; çoğunlukla koyu, tabanında veya alt gaga boyunca sarımsı tonlar görülebilir. Bacaklar koyu, ayaklar sarımsı veya yeşilimsi-sarı tonlardadır. Üreme döneminde baş ve sırt bölgesinde ince süs tüyleri gelişebilir. Erkek ve dişi benzerdir; gençler daha mat olabilir. Koyu form başka balıkçıllardan genellikle kolay ayrılırken beyaz formun teşhisi daha zordur. Küçük Ak Balıkçıla göre genellikle daha kalın ve güçlü gagalı, daha ağır başlı ve gövdeli görünür; ancak tek bir özellik kesin teşhis için yeterli değildir. Kıyı habitatı, gaga yapısı, bacak ve ayak renkleri ile genel oranların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Uçuşta boynunu geriye toplar. Genellikle sessizdir; rahatsız edildiğinde sert ve boğuk çağrılar çıkarabilir.
Habitat
Kıyı Balıkçılı adının da gösterdiği gibi deniz kıyısıyla çok güçlü ilişki içindedir. Kayalık sahiller, mercan resiflerinin sığ kesimleri, gelgit düzlükleri, çamurluklar, haliçler, lagünler, mangrovlar, tuzlu bataklıklar ve gelgit dereleri başlıca yaşam alanlarıdır. İç sularda seyrektir; temel yaşam alanları denizle bağlantılı sığ kıyılardır. Gelgit hareketi günlük yaşamını belirgin biçimde etkiler; suyun çekilmesiyle açığa çıkan sığ havuzlar ve çamurluklar önemli beslenme alanlarına dönüşür. Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki çalışmalar kuşların büyük bölümünün beslenirken sığ suda yürüdüğünü, ancak tuzcul bataklık ve mangrov kenarlarını da kullandığını göstermiştir. Batı Afrika'daki çalışmalar ise bazı bölgelerde kıyı çayırlarının da önemli beslenme habitatı olabileceğini ortaya koymuştur. Yuvalama yeri bölgeye göre değişir. Mangrov ağaçları, kıyıdaki ağaç ve çalılar, kayalık adacıklar ve güvenli kıyı alanları kullanılabilir; kimi bölgelerde insan yerleşimlerindeki ağaçlarda da koloniler kurulmuştur. Diğer balıkçıllarla birlikte koloniler kurabilir. Mangrovların kesilmesi, kıyı yapılaşması, gelgit alanlarının doldurulması, turizm baskısı ve sulak alan kirliliği hem beslenme hem de yuvalama alanlarının niteliğini düşürebilir.
Beslenme
Kıyı Balıkçılının beslenmesinde küçük balıklar önemli yer tutar; ayrıca yengeçler, karidesler ve diğer kabuklular, yumuşakçalar ile sucul ve karasal böcekleri tüketir. Avlanma biçimi oldukça çeşitlidir. Sığ suda hareketsiz bekleyebilir, yavaş yürüyerek avını izleyebilir, ayağıyla zemini karıştırabilir veya kanatlarını açarak gölge oluşturup balıkları daha uygun konuma yönlendirebilir. Araştırmalarda bekleyerek avlanma ve yavaş yürümenin en sık kullanılan yöntemler arasında olduğu, gelgit evresinin beslenme davranışını belirgin biçimde etkilediği gösterilmiştir. Koyu ve beyaz formlar farklı koşullarda avlanma yöntemlerinin kullanımını değiştirebilse de beslenme başarısında sürekli ve kesin bir üstünlük saptanmamıştır. Gelgit çekildiğinde kalan sığ su cepleri özellikle verimli avlanma noktalarıdır.